ATATÜRK KÖŞESİ
YOZGAT VE SORGUN SON DAKİKA HABER

 

Similar topics

    Duyuru

    DUYURU PANOMUZ

    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ


    KARABALI KÖYÜ SON DAKİKA HABER

    İLETİŞİM İÇİN:

    kr66kr@hotmail.com

    KURUCUSU

    KAZIM KASIMOĞULLARI



    ************

    SİVAS ŞEHİTLERİ

    TÜRKÜ SEVDASI

    REKLAMLAR



    BULUR SONDAJ HACI ALI ALTIN TAS VE OGULLARI CEP: 0535 253 59 38 YER YOZGAT YAMACLI VE BOGAZLIYAN

    SUYA ULASAN TEK YOL BULUR SONDAJ.!


      ESİRİ BABA

      Paylaş

      karabalininradyosu

      Erkek
      Mesaj Sayısı : 820
      Yaş : 36
      Nerden : YOZGAT SORGUN KARABALI KÖYÜ
      Kayıt tarihi : 05/10/08

      default ESİRİ BABA

      Mesaj tarafından karabalininradyosu Bir Paz Ocak 10, 2010 10:25 am

      Esiri'nin asıl adı Mehmet'tir. Babası Kasım Ağa Hekimhan'ın Hasan çelebi bucağına bağlı Basak köyü halkından olup XVIII. yüzyılda yörenin en ünlü âşıklarından biri olarak bilinen Baboğ Dede'nin dördüncü oğludur. Kasım Ağa, Baboğ Dede'nin vefatından sonra kardeşlerinden ayrılarak Basak köyü yakınlarında bulunan Güvenç köyüne yerleşmiştir.
      Mehmet (Esiri) 1259 (miladi 1843)'da ailenin üçüncü çocuğu olarak Güvenç
      Köyün de dünyaya gelmiştir. Köyde okuma yazma öğrenip günlerini çobanlık yaparak geçiren Mehmet, dedesi Aşık Baboğ gibi iyi saz çalar, usta malı şiirlerin yanında kendi deyişlerini de söylemeye başlayarak yakın çevresinde Aşık Mehmet olarak adını duyurur.
      Bir şiirinde:
      ''Pir elinden dolu içip mest oldum
      Aldım sattım her kıymetten üst oldum
      Mürşit meydanında kemerbest oldum
      Yüzümde yedi hat ağlara düştü''

      Diyen Esiri, badeli âşıklardan olduğunu belirtir.
      Yine bir şiirinde:

      ''Gönül kuşu ulağına gelince
      Âşıklar mest olur bade dolunca
      Kaşların yayına nazar kılınca
      Dedim Hak'tan ola yardım erenler''

      Deyişinde, bir şiirinde:
      ''Erenler yaktı çıramız
      Çok şükür Ruşen olduk
      Âşıklıkta bu töremiz
      İçtik bade sultan olduk''

      Biçimindeki söyleyişinde ve:
      "Âşık olmayınca bade içilmez
      Okuyup yazmasan mana seçilmez
      Har biten yerlerde Gülşen açılmaz
      Bülbüle bu nale Efkan elverir''

      Biçimindeki söyleyişlerinden badeli âşıklardan olduğu anlaşılmaktadır.
      Âşık Mehmet 20 yaşına geldiği zaman artık kabuğuna sığmaz olur ve bir gün kardeşlerine "Benim özümde muhabbet coş eyledi. Ben Hacı Bektaş-ta Feyzullah Çelebi'yi ziyarete gideceğim" diyerek köyünü terk edip Hacı Bektaş'a gider. Feyzullah Çelebi'den manevi himmet alarak âşıklığını beyan eder.
      Aşığın sazını ve sözünü dinleyen Feyzullah Çelebi "Söyle Esiri'm sakla sırrımı" deyince artık şiirlerinde Esiri mahlasını kullanmaya başlar.
      Güvenç köyünde evlenen Esiri, ileri yaşına rağmen köyünü terk ederek çocuklarıyla yine Hekimhan 'ın merkez köylerinden Çulhalı köyüne yerleşir. 1329 (miladi 1913) yılında 70 yaşındayken Çulhalı köyünde vefat eden Esiri, bu köyde defnedilmiştir.
      Esiri'nin şiirlerinin toplandığı iki büyük defter mevcuttur. Bunlardan biri Hamza adlı torununda kalmış, diğeri de 1952 yılında Malatya ili Yazıhan ilçesi Karaca köyünden Abdurrahman Ünlüer tarafından alınıp Ankara'da Avukat Cemal Özbey'e verilmiştir. Cemal Özbey tarafından uzun yıllar saklanan bu defter Cemal Özbey'in vefatından kısa bir süre önce 1993'te Malatya 'ya gelişinde bizzat kendisi ''yaşlandım ve rahatsızım. Bu şiirleri değerlendiremedim. Bunların kıymetini ancak siz bilirsiniz'' diyerek bana vermiştir. Halen bende olan bu defterde 250 şiir bulunmaktadır. Hekimhan ve çevresinde yaptığımız araştırmalar sonucu elimizdeki şiir sayısı 270'e ulaşmıştır. Şiirlerinin bu kadar olmadığı, sayının daha da artabileceği kanısındayız.
      Cemal Özbey'e Yazıhan'ın Karaca köyünden 4.2.1956'da yazılan ve Özbey tarafından fotokopisi bana verilen bir mektupla yine Cemal Özbey'e yazılan isim yerinde bir imza bulunan tarihsiz bir mektupta belirtildiğine göre Esiri hayatında 17 defa Hacı Bektaş'a gitmiş olup dergâhtan ilgisini hiç kesmemiştir. Yine aynı mektuplardaki ifadelere göre Esiri uzun boylu, kumral, ince uzun sakallı, uzun bıyıklı bir zattır.
      Bilindiği gibi Hacı Bektaş dergâhı dönemin bir eğitim kurumu niteliğindedir. Ham gelen, hizmeti ölçüsünde pişmiş döner. Hacı Bektaş'a gelen Esiri dini tasavvufi ve manevi kültürünün yanı sıra ilmini de bir hayli artırmış ve divan-gazel gibi türlerde aruz ölçüsü ile olgun şiirler yazabilecek duruma gelmiştir. Bir şiirinde:

      "Batıl dava kılmam birdir pazarım
      Anın için böyle sermest gezerim
      Üç huruftan dört kitabı yazarım
      Okudum defteri divana geldim

      Deyişinde bu durumunu dile getiren Esiri'nin aynı şiirde

      "Gel Esiri; oku dercet bu dersi
      İsm-i azam budur ayet-ti kürsi
      NeSüryanineArabîneFarsi
      Aşka düşüp Türk; lisana geldim"

      Deyişi öz be öz Anadolu Türkü olan aşığın Türkçeye olan sevgisinin bir ifadesidir. Deyişi öz be öz Anadolu Türkü olan aşığın Türkçeye olan sevgisinin bir ifadesidir.
      "Hep takavüt oldu dağların kışı
      Ömürde görmedik böylesi kışı
      Ne bir çalı kaldı ne bir taş başı
      Kerem edip ihsan eyle ağ yeli

      Sene bin iki yüz doksan bir tarih
      Hem dasıtan olsun hem bir tavarih
      Ne şiddetten gayrı candan bi zarih
      Kerem edip ihsan eyle ağ yeli''

      Biçimindeki söyleyişi ile miladi 1875'teki büyük kışı çarpıcı dizelerle anlatılan aşığın şiirlerinden engin bir kültüre sahip olduğu sezilmektedir.


      DOSTUM
      Seni reftarına intizar iken
      Yâd ellere karşı salınma dostum
      On sekiz bin âlem aşikâr iken
      Gizleyip sırrını bilinme dostum

      Beni çektin gami hicran dağına
      Gönül arzu çeker yeğli yeğine
      Rast geldim güzellerin çağına
      Oyunbazsın desem alınma dostum

      Kul edip özünü pazarda sattın
      Necef deryasına Zülfikar kattın
      Ezelden benimle ahd aman ettin
      Olur olmaz yerde bulunma dostum

      Kan ederim kalbi rakip bakarsa
      Acepleme fırak beni yakarsa
      Mürg ü hasret sineme el takarsa
      Güç olur sensiz ben olunma dostum

      Esiri'yi çaker etsen kapında
      Arzum kaldı dergâhında tapunda
      Noksan yoktur hiç yaptığın yapında
      Aşkile malamat gülünme dostum



      VAH BENİ
      Yalvardım Mevla'ya geçmedi dilek
      Aldı zapteyledi bu dert vah beni
      Erenler de merdan yayın açmadı
      Kabdan kaba soktu bu dert vah beni

      Yalvardım Mevla'ya olmadı çare
      Yanıyor yüreğim kaynaşır yara
      Ezelden yazılmış kanunu tura
      Bölük bölük böldü bu dert vah beni

      Kerbela'ya yolladım bir yavru emlik
      Eylen dedim eylenmedi bir demlik
      Dedim mahbup ne gördün benden
      Kemlik Dedi kurban için ister hah beni

      Esiri gel dinle emri hüdayı
      Küş eyle gel Kerbela'yı nidayı
      Sene seksen yedi Muharrem ayı
      Bu hizmete layık gördü Hak beni



      DELİSİYİM
      Bir sadık yar gördüm dalgam taşırdı
      Kınaman gaziler dem delisiyim
      Alıp aklım beni derde düşürdü
      Aktı didem yaşı nem delisiyim

      Sevdaya düşürdüm sevdasız seri
      Beni Mecnun etti hubların biri
      Hakikatta dört kapının haberi
      Dediler lem Ali zem delisiyim

      Sensin var eyleyip veren nasibim
      Yürekte yaraya merhem talibim
      Medet mürvet güneş yüzlü habibim
      Seni görmeyeli gam delisiyim

      Nazar eyle şu bülbülün ötüşün
      Kahpe felek niçe yıkmış örüşün
      Eğer sorarsanız benzim sarışın
      Mihrican dokunmuş sam delisiyim

      Gel Esiri bi-bakayı yaptırma
      Bu fena dünyaya gönül kaptırma
      Doğru yürü Hak ırakı saptırma
      Yürektedir yaram em delisiyim



      PARELENDİMİ

      (Sarı Turnam)

      Fırgatlı fırgatlı ne inilersin
      Sarı turnam sinen parelendi mi
      Niçin el değmeden sen inilersin
      Sarı turnam sinen parelendi mi

      Sazım sana yad düzen mi düzdüler
      Tellerini haddeden mi süzdüler
      Yad el değip perdelerin bozdular
      Sarı turnam sinen parelendi mi

      Sana kelam söyler davudi diller
      Şu senin sedana maildir eller
      Göğsüne takayım alışkın teller
      Sarı turnam sinen parelendi mi

      Beş perdeden çalınıyor bağlama
      Esip fırgatınan sinem dağlama
      Bulam ustasını canan ağlama
      Sarı turnam sinen parelendi mi

      Niçin yas tutarsın giydin karalar
      Ahiret derdine nedir çareler
      Esiri der nedir derde çareler
      Sarı turnam sinen parelendi mi


      desdeklerinizi bekliyorum....!!!


      İLETİŞİM İÇİN:

      turku.sevdasi@hotmail.com.tr

      kr66tv@gmail.com

      karabalininradyosu@mynet.com

      WEB ADRESLERİM:

      http://www.karabalininradyosu.tr.gg

      http://karabalininradyosu.forummum.com

      http://www.livestream.com/kr66tv

        Forum Saati Salı Ocak 17, 2017 8:48 am