ATATÜRK KÖŞESİ
YOZGAT VE SORGUN SON DAKİKA HABER

 

Duyuru

DUYURU PANOMUZ

SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ


KARABALI KÖYÜ SON DAKİKA HABER

İLETİŞİM İÇİN:

kr66kr@hotmail.com

KURUCUSU

KAZIM KASIMOĞULLARI



************

SİVAS ŞEHİTLERİ

TÜRKÜ SEVDASI

REKLAMLAR



BULUR SONDAJ HACI ALI ALTIN TAS VE OGULLARI CEP: 0535 253 59 38 YER YOZGAT YAMACLI VE BOGAZLIYAN

SUYA ULASAN TEK YOL BULUR SONDAJ.!


    KARABALI KÖYÜ HAKINDA BİLGİLER.....!

    Paylaş

    karabalininradyosu

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 820
    Yaş : 36
    Nerden : YOZGAT SORGUN KARABALI KÖYÜ
    Kayıt tarihi : 05/10/08

    default KARABALI KÖYÜ HAKINDA BİLGİLER.....!

    Mesaj tarafından karabalininradyosu Bir C.tesi Mayıs 16, 2009 11:42 am

    KARABALLI UŞAĞI AŞİRETİ
    (Karabal)
    Hazar Denizi güneybatı bölgesinden göç ederek Dersim bölgesine geldiği tahmin edilen Karabal Uşağı Aşiretinin hangi yıllarda göç ettikleri kesin olarak bilinmemektedir.
    Ana dilleri Zazaca(dımıli) olan bu aşiret diğer Aleviler gibi sürekli mücadele ile geçirmişlerdir yaşamlarını.
    Araştırmacı Yazar Ali Kaya (Can Yayınları,Başlangıcından Günümüze Dersim Tarihi) kitabında; Karabal Aşireti ile ilgili bazı bilgiler vermektedir.
    Dersim Aşiretleri kesin olmamakla beraber yüz yirmi civarında aşiret ve boydan oluşmaktadır.
    700-1200 Yılları arasında göç eden boylardan bir kısmı Dersimin Nazmiye bölgesine yerleşirler. Bu boylardan Haydaranlar, Mıllar, Celali ve Şadilliler İran ve Afganistan arasındaki Daylem denilen bir bölgeden kalkarak Dersim bölgesine gelmişler. Dersimde yaşayan aşiretler bunlardan ayrılmış kollardır demektedir.
    Araştırmacılara göre Dımılıler iki ana aşiret olarak değerlendirmektedirler. Bunlar ;
    1- Zazalar, 2- Dümbeliler.
    Zazalar iki kol olarak araştırılmaktadır. Birincisi ;
    Şeyh Hasanlılar, İkincisi ;Dersimliler.
    Kal Mansur (Gal) adlı seyit ki Hz. İmam Hasan soyundan olduğu tahmin edilmektedir. Yanında çoban olarak çalıştırdığı Şeyh Hasan ile kızını evlendirir. Kızın elbisesi kırmızı olduğu için Kıncı sur denilmiştir. (Zazaca kırmızıya sur denir,elbiseyede kınc denir.)
    Şeyh Hasan evlatlarına,Şeyh Hasanlılar denilmiştir. Galmansur un erkek evlatlarından sülalaye Dersimliler denmiştir.
    Şeyh Hasan soyu Galmansur kızından ve diğer eşinden olmak üzere iki kola ayrılır.

    Birinci kol ; ŞEYH HASANLILAR
    1- KARABAL UŞAĞI
    2- Abas Uşağı (Abasanlar)
    3- Beyt Uşağı
    4- Bütiken (Putikanlı)
    5- Ferhat Uşağı
    6- Gülabi Uşağı
    7- İksorlu (İkisorlu)
    8- Bahtiyar Uşağı
    9- Karikali Uşağı
    10- Kormeşli
    11- Laçin Uşağı
    12- Seyit Kemal Uşağı
    İkinci kolu olan ; ŞEYDENLİLER
    1. Arslan Uşağı
    2. Aşuresli
    3. Bal uşağı
    4. Birim uşağı
    5. Sav uşağı (Şevanlı)
    6. Keşeli uşağı
    7. Koç uşağı
    8. Maksut uşağı
    9. Rejik Uşağı
    10. Şam uşağı
    11. Süleyman uşağı
    12. Topuz uşağı(Bezgari)

    İkinci Büyük Dımıliler ise ;Dersimliler.
    1. Abdalanlı
    2. Alanlı
    3. Arelli (Arıh)
    4. Balaban
    5. Caferan (Cafran)
    6. Çarikli (Yerekli)
    7. Demanan
    8. Elhanlı
    9. Hadikan
    10. Hedikli
    11. Hormekli
    12. İzollu
    13. Karsanlı
    14.Kemenli
    15.Kebanlı
    16.Kureyşanlı
    17.Lolanlı
    18.Pilvenkli
    19.Butanlı
    20.Zilanlı
    21.Silanlı
    22.Şavalanlı
    23.Yusufhanlı
    24.Zimtekli.





    Selçuklu sultanı Alaattin Keykubat tarafından (1220-1237) tasdik edilen Şeyh Hasanla ilgili bir şecerenin varlığından bahsedilmektedir. Bu şecerede yazılı olan Oniki aşiretin Horasan dan Erzincana,Bağın (Dersimdeki dağ etekleri) ve Hüsnü Mansur kasabalarından geldikleri, Liderleri olarak Horasanlı Seyid Mahmudi Hayrani ve Hüsnü Mansur (Şah Mansur Baba) olduklarını, iki liderin diğer on lideri çağırarak oniki liderle görüştüklerini yazmaktadır.
    Ali Kemal, Erzincan Tarihi adlı yapıtında Şeyh Hasan kolunu biraz farklı ele almakta ve aşiret kollarını şöyle sıralamaktadır.
    1-Keçel uşağı,2-Bal uşağı,3-Abas uşağı,4-Gav uşağı,
    5-Koç uşağı,6-Maksut uşağı,7Aşuranlı uşağı,8-Demanan uşağı,
    9-Bezger uşağı,10-Karabal Uşağı, 11-Gülabi uşağı,
    12-Seyit Kemal uşağı,13-Laçin uşağı, 14-Ferad uşağı.
    Ali Kemal, Dersimliler kolunu sıralarken ;
    1-Haydaranlı, 2-Arilli, 3-Demananlı, 4-Lolanlı,
    5-Şavalanlı, 6-Alanlı, 7-Hayranlı, 8-Kureyşanlı,
    9-Yusufanlı, 10-Bahtiyarlı, 11-Balabanlı, 12-Sısanlı,
    13-Şadilli, 14-Çarikli, 15-Karsanlı, 16-Şeyh Memedanlı,
    17-Kemallı, 18-Kırganlı (Şeyh Hasan kısmına dahil olduğu iddia edilmektedir),19-Hormekli, 20-Komsorlu, 21-Meskanlı,
    22-Caferi olarak belirtilmişse de,Şeyh Hasan da iki kola ayrılmış Şeyh Hasanlı ve Seydanlı olarak belirtmiştir.
    Seydanlı kolu aşiretleri ;
    Aslan uşağı, Aşuranlı uşağı, Bal uşağı, Bırım uşağı,
    Geman uşağı, Keçeli uşağı, Maksut uşağı, Koç reşit uşağı,
    Şamuşağı, Süleyman uşağı, Topuz(Bezgever)uşağı
    olarak belirtilmiştir.
    Seyfi Cengiz,Dersim Aşiretleri adlı yapıtının (Birinci Bölümünde )
    Dersimdeki aşiretleri Şeyh Hasanlılar ve Dersimliler olmak üzere iki büyük guruba bölüyor. Birde Seyitler ve Dedeler,yani Ocaklar var. (bunları üçüncü gurup olarak ayrıca ele almıştır.)
    Şeyh Hasanlılar kendi içerisinde Şeyh Hasanlılar ce Seydanlılar olarak iki alt guruba ayırıyor.
    Şeyh Hasanlılar gurubuna ;
    Abbasan (Aşağı ve yukarı Abbasanlar),
    Kırğan (Mirosan),
    Ferhadan,
    Zengan,
    Laçinan,
    Karabalan,
    Fından.
    Dımılki dilindeki söyleniş biçimiyle;
    Abasu,
    Kırğu,
    Laçino,
    Qerebaliyo,
    Feratu, olarak değerlendirmektedir.
    Seygi Cengiz, aynı kitabının Dördüncü bölümünde,Şah Hasanlılar ve Seydanlılar olarak vermekte ve
    Şah Hasanlılar gurubunu başlıca dört aşiret saymaktadır.
    1.Abbasan,
    2.Karabalan,
    3.Ferhadan,
    4.Kırğan
    3 Ağustos 1937 tarihli Tan gazetesinde Latif Erenel şöyle açıklama yapıyor.
    bundan 1200 sene kadar evvel Horasandan kalkan Ahmet Basri, Malatyanın bir kısmına girmiş yerleşmiş,oğulları Şeyh Hasan ve Seyit Ali adlarını almışlardır. Şeyh Hasanın Ferhat,Kara Bali,Abbas adlarında oğulları türemiş.
    1930lu yılların başlarında Jandarma Umum Komutanlığı tarafından hazırlanan DERSİM adlı kitapta;
    Garbi Dersimde sakim aşiretler arasındaki tradisyon şudur: Ecdatları Horasandan mukim Şeyh Ahmedi Yasevi imiş. Cengiz istilası üzerine Ahmedi Yasevinin oğlu Şeyh Hasan Dede aşiret halkı ile Iraka göçetmiş, dolaşarak Anadoluya geçmiş ve Konya Selçuklularından Alseddine tebaiyet etmiş. Alaeddin,bir hemşiresini Hasan Dede ye tezviç ederek onu aşiretiyle beraber Malatya civarında iskan etmiş. Bu aşiret Yavuz Sultan Selim zamanına kadar bu mıntıkada kalmış. Yavuz un Şiilikle birahmane mücadelesi sırasında korku ile Dersime kaçmışlar.
    Şeyh Hasan Dede yolda ölmüş,Kebanmadeni kazasının Şeyh Hasan karyesinde defnedilmiş. Hasan ve seyit ismindeki iki oğlu aşiret halkı ile beraber Dersim mıntıkasına göçmüşler.
    Hasan,Hozat ve civarında kalmış.
    Seyit,kendi tevabii ile Ovacık mıntıkasına geçmiş.
    Hasanın Abbas,Karaballı,Kırık ve Ferhat isminde dört oğlu olmuş. Bunların her biri bir aşiret halinde taavvuz etmiş. Bugün Şeyh Hasanlı grubu altında Abbas,Karaballı,Ferhat aşiretleri vardır.
    Kitabın üçüncü bölümünde:
    Karaballı (Karabali), Malatya,Erzurum,Kırşehir,Bozok,Diyarbekir, Çemişgezek sancakları,Çarsancak,kuruçay,Kemah ve İznikimid (Kocaeli sancağı) kazakarı. Erkad taifesinden (Bk.a.g.e.,III.Bölüm,Cemaatler,s.459)
    Edip Yavuz,Şah Hasan topluluğunu Şah Hasanlılar ve Seydanlılar olmak üzere 12;li iki grup saymakta.
    Şah Hasanlılar:
    1.Karaballı,2.Abbasan,3.Bahtiyar,4.Beyt,5.Butikan,6.Ferhat,7.Gülabi,8.İksorlu,9.Kari Kali,10.Kormeşli,11.Laçin,12.seyir Kemal olarak vermekte .
    Tüm Anadolu sathında Dersim soylu topluluklara rastlarız diyor ve ekliyor.
    Kayseri Sarız da ve Gürün de Dersim den geldiklerini söyleyen Sinemilliler var. Sarızın Kırmancki konuşan nüfusu kendini Giniyan ve Dersimli olarak tanımlıyor demektedir.
    Dersim ve Dersimdeki aşiretler ve bu bölgenin Coğrafik,Kültürel, Etniksel ve Siyasi yapıları ile ilgili araştırmalar yapmak maksadı ile Dersime özellikle 1800lü yıllarda başta İngilizler ve Rus araştırmacıları bu bölgeye araştırma adı altında gelerek kimlerle nasıl görüşmeler yaptıkları İngilterede arşivlerden elde edilen bilgilerden alıntılar yapılarak aktarılmaktadır.
    Özellikle; JOURNAL OF A TOUR IN ARMENIA,KURDISTAN AND UPPER MESOPOTAMIA WITH NOTES OF RESEARCHES IN THE DEYRSIM DAGH
    ---j.g.Taylor,1866----

    Journal Of The Royal Geographical Society,Cilt:38, S.281-361.
    Erzurum;da Britanya Konsolosu olarak görev yapmış olan J.G.Taylor, 5 Ağustos 1866 da Ermenistan,Kürdistan,Yukarı Mezopotamya ve Dersim i kapsayan bir geziye çıkar.
    Taylor ve beraberindeki ekip Erzurum dan Mamahatun a (Tercan), sonra da Karasu ve Yukarı Fırat havzasını izleyerek (Erzurum-Kelkit-Karahisar-Erzincan-Koçgiri ve çevresi) 9 Eylül de Arapkire ulaşır.
    Bu seyahatinde Dersim ve Kızılbaşlar hakkında bilgiler topluyor ve Hozat,Ovacık,Kemah,Erzincan,Vank,Sağman,Pertek(Çarsancak), Mazgirt ve Munzur terimlerinin kaynağını,Harput un yapısını araştırılıyor,bölgenin kendi mantığına göre Haritasını çıkartıyor.
    Taylor,Dersim Kızılbaşlarının iki kesimden oluştuğunu belirtmektedir.
    1.Şu anda aralarında bulunduğu (Bezaut köyünün bulunduğu bölge) görece düz bölgelerde yaşayan ve ;Seyd Hasananlılar;olarak bilinenler,
    2.Gerçek Dersimliler;olarak tanımladığı ;Mezoor,Doojik ve Koozichan; dağları çevresinde yaşayanlar.
    Birinci kesimi ;Tarımsal bir ırk;olarak tanımlamakta ve merkezi otorite ile ilişkilerinde görece uzlaşmacı iken,ikincisi hayvancılıkla uğraşan kararlı ve isyancı aşiretlerden oluştuğunu yazmakta ve ;Şeyh Hasanlılar; köken olarak İran Horasanındandırlar ve şimdi bulundukları yere daha geç bir tarihte ;Aghja Dağh;dan göç etmişler oysa ;Dersimliler;in Hıristiyanlıktan önce bile orada varolan orijinal Ermeni (Pagan)stoktan kalma olduklarının kuşku götürmez olduğunu yazmaktadır.
    Taylor,Ağzunik e bir saat mesafedeki bir Ermeni köyü Avshekr; Avşeker civarında Konya Selçuklu sultanlarından ;Gheyathed Deen Kekhosroo ebn Keykobad;ın adının yazılı (Arapça olarak) olduğu kimi parçalara rastlar demektedir.
    Toylar, Hozat ile ilgili şunları yazmaktadır.
    Şimdi bir Müdürlük olan Hozat,eski bir Ermeni Vilayetidir. Adı Ermenice;dir. Şimdi 170 den çok Köyü var.
    Aynı kitabın 42 sayfasında DUSIK KURDEN
    Dr.O.Blau Nachrichten Über Kurdische Stamme
    Kürt Aşiretleri üzerine Haberler,1862,In:Zeitschrift Der
    Deutschen Morgenlandischen Gesellschaft 16. pp.607-627
    (Kürt Aşiretleri Üzerine Haberler)
    Bu incelemenin orijinali Almanca;dır. Almanca;dan İngilizceye, sonrada Türkçeye çevrildi.
    Blau,Nachrichten Über Kurdische Stamme başlıklı yazısının III. Bölümünde (Mittheilungen über die Dusik-Kurden / Dusik Kürtleri üzerine Rapor) şöyle yazmaktadır.
    En bağımsız ve bu nedenle de en az bilinen ve nadiren ziyaret edilen Kürt aşiretlerinden biri,Erzincanın güneyindeki Dersim dağlarında yerleşik Dusikler dir.......
    Dusik-Kürtlerinin hepsi Kızılbaştırlar....
    Dusikler çok sayıda küçük aşiretlere bölünmüşler. Bunlardan adları verilen şunlardır:
    Tscharikli (Sheik Hussein Oghlu),Boxon Oghlu (Sheik Hassan), Abbas Uschaghi,Gulab Uschaghi,Karabalu Uschaghi,Schemikli,
    Gureachli(balabam),Lolangi,Aschuranli,Demanli,Basgheranlı,Galanli, Mawali,Bagistiarlı,Ferhad U.,Riske U,Kerimoghlu U,Rothani, Letschin, Topuz, Baet Uş.,Sur Uş.
    Lerch,Dusik aşiretleri olarak 19 aşiretin listesini verir:
    Kotscha Uş.,Karabalulu Uşağı,Ferhat U. Gûlabi,Baet U.,Ghaushaghi, Bozan U, Scham,Netschin,Kurganlı,Scham,Gulab,Topuz,Resk,Brutani, Kerymogli, Sur, Schau Hussein ogli,Bahtiarlü. olarak verdiği aşiretlerin isimlerini değiştirmeden raporda yazıldığı gibi alınmıştır. Bundan da anlaşılacağı gibi dersim Aşiretleri arasında Karabalililer ayrı bir yer tutmaktadır.
    Bir başka kaynak ise DERSİM adlı yapıtında Andranik,Tiflis,1901
    Dersim adlı bu kitabın orijinali Ermenice;dir. Ermenice;den İngilizceye A.P.S.Chilingiran ve Levon C. tarafından çevrildi.
    I.Bölüm,Kısım I (S: 1-40):
    Andranikin Dersim gezisi 1888 yılının ilkbaharında başlar.Yol arkadaşı
    ile birlikte bir uçtan bir uca Dersimi dolaşmaktır hedefi. Hedef gezmek ama gerçek neden daha sonraki dönemlerde Dersimde yaşananlardan daha iyi anlaşılmaktadır.
    (sayfa 90)
    (Seyfi Cengiz, Dış Kaynaklarda KIRMANCLAR KIZILBAŞLAR ve ZAZALAR, Semsala Sure Yayınları S.18-27. )

    karabalininradyosu

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 820
    Yaş : 36
    Nerden : YOZGAT SORGUN KARABALI KÖYÜ
    Kayıt tarihi : 05/10/08

    default Geri: KARABALI KÖYÜ HAKINDA BİLGİLER.....!

    Mesaj tarafından karabalininradyosu Bir C.tesi Mayıs 16, 2009 11:45 am

    KARABAL AŞİRETİ
    Karabal aşireti Karaballı veya Karabalılar olarak da anılırlar. Hazar Denizinin güneybatı bölgesinden Dersime gelen bu aşiret Merkez olarak Hozat ı seçmişler ancak Hozat,Ovacık ve Tunceli nin diğer ilçelerine yerleşmişlerdir. Daha sonra 1701 yılında Osmanlı tarafından bir kısım Karaballılar Kırşehir bölgesine sürgün edilmişlerdir.
    Kırşehir e sürgün edilenlerin daha sonra nerelere gittikleri konusu nda kesin bir bilgi olmamasına rağmen Yozgat Sorgun ilçesinde Karabali diye bir köy vardır ama bu köylüler tarihi hakkında kesin bir bilgi sahibi değildirler.
    Şeyh Hasanlılar kolundan olan Karabalılar veya Karabalililerin ilk Büyüğü Karabal.
    Karabal ın Altı oğlu vardır.
    1.Hüsenan,
    2.Şarikan,
    3.Mahmut (Mamikan)
    4.Gedikan,
    5.Gekko,
    6.Şahüseyin
    Üçüncü oğul Mamikan;ın üç oğlu olur.
    1.Gekke,(Hozat ilçesi Tavuk köyü)
    2.Mikail,(Ağveren ve Bezaut köyünde)
    3.Ali.(Bezaut,Karsel ve Ziyal köyleri)
    Mikail;in tek oğlu Yusuf. Yusuf;un dört erkek çocuğu
    1.Murtaza
    2.Süleyman
    3.Telo
    4.Mehmet.

    Murtaza;nın beş erkek çocukları :
    1.Gangozade İsmail Efendi,(1265 Siirt doğumlu.Ö:14.6.1341)
    2.Efendi,
    3.Hasan Hayrı Kangotan (1881-22.11.1925)
    4.Mahmut Konak
    5.Ali.
    Gangozade İsmail Efendi;nin 4 erkek ve 3 kız çocukları vardır.(Bundan evvelki kuşak kız çocukları yeterince tespit edilemediğinden kayda alınmamıştır.
    1. Ahmet Ramiz Tan (1884-1.6.1928)
    2. Kahraman Tan (1306 Karaca-28.2.1969)
    3. Niyazi Kangotan
    4. Cafer Tan (1891-1978)
    5. Safiye Akbulut (1306)
    6. Hane Yoleri (1310)
    7. Şahriban Yiğit (1312)
    (Secere son bölümde yazılı.......)


    Dersim bölgesinde yaşayan Karaballılar zaman zaman Osmanlı ile sürtüşmeye girmişler ve bundan çok büyük yaralar almışlar. Hak arama mücadeleleri Cumhuriyet Dönemi başlarında da sürmüş ama bu sürüş çok da ağıra mal olmuştur.
    Ülkenin bir çok bölgesine dağılan bu aşiret 1929-1930 yılları Nüfus oranlarına göre Dersimde 450 Hane ve 2392 nüfusla Hozat aşiretlerinin en büyük ailesini oluşturmaktaydı.
    Aynı dönemde
    Aşiret Hane Nüfus
    Karabali uşağı 450 hane 2392 nüfus
    Ferhat uşağı 280 1533
    A.Abas uşağı 140 893
    Bahtiyar uşağı 317 1300
    Kırgan 177 800
    Y.Abasan 360 1475
    Laçinan 78 280
    Pilvenk 350 1725
    Koç uşağı 107 318
    Osmanlı İmparatorluğunun bunalımlı dönemi Dersimi de etkilemeye başlamıştı. 1839 Tanzimat Fermanı;nın ilanından sonra bölgenin üzerinde fazla durulmaya başlandı.1847 yılında Hozat merkez olmak kaydıyla, Dersim Livası adıyla Sancak yapıldı ve Erzurum Vilayetine bağlandı.
    Bu bağımlılık uzun sürmedi ve 1879 da Erzurum;dan ayrılarak Dersim Vilayeti olarak yeniden Vilayet oldu. Vilayet uzun ömürlü değildi 7 yıl sonra,yani 1886 yılında tekrar mutasarraflığa indirildi.
    1900 lü yılların başlarında Dersim hareketlenmeye başladı. Sürekli baskınlar,ezmeler,ezilmeler devam ediyordu.
    Dersim aşiretleri yer yer askerle çarpışıyordu bunun üzerine Aşiret reisleri bir araya gelmeye başladı.
    Dersimde eğitime büyük önem veren bir Aile olarak kabul görmüştü Karabali aşireti. Ailede eğitim görmeyen insan sayısı oldukça azdı. Özellikle Gangozade ailesi eğitime ayrı bir değer vermekteydi.
    Baytar Nuri,babasının Hozat livasına bağlı Kangozade Yusuf Ağa;nın katibi olduğunu,Ağzunik köyünde bir medrese açtığını belirtir.
    ;...Yusuf Ağa öldükten sonra oğlu Mehmet Ağa(siyasi bir şahıs unvanını kazanmış olan) tarafından yapılan gayretlendirme ve yardım vasıtasiyle oğlu Mehmet Ali,biraderinin oğlu Hasan Hayrı, Ahmet Ramiz,Ali Niyazi, amcazadesi Yusuf Cemil ve diğer aşiret efradından birçokları pederimin medresesinde tahsile kavuşmuşlardır;
    (Baytar Nuri;nin babası Mıla İbrahim medrese açmamış tam tersine Karabalılar tarafından açılan medresede görev yapmıştır.)
    Vet.Dr.M.Nuri Dersimi;nin Dersim ve Kürt Milli Mücadelesine Dair HATIRATIM (Sadeleştirerek,Notlayarak ve Resimleyerek Yayına Hazırlayan Mehmet Bayrak) s.24 DERSİM;DEKİ MEKTEP HAYATIM BÖLÜMÜNDE.
    .....1315 (m.1899)senesinde Hozat merkezinde üç sınıflı bir ibtidai (ilkokul) ve üç sınıflı bir rüştiye(orta)mektebi vardı.... Talebelerin tamamı Hozat;lı çocuklardı. Dersim aşiret mensupları dışında asla bir çocuk mektebe gelmezdi. Ancak Karabal aşiretine mensup İsmail Ağa,Hozat civarına yakın Karaca köyünde ikamet etmiş olduğundan çocukları Kahraman,Cafer ve amca- zadelerinden Timur Ağa oğlu Haydar benimle birlikte her Cuma günü Karaca köyüne gider İsmail Ağa;nın konağında güler, oynar, koklaşır,sevişir Kürt oyun ve törelerine vurulurduk.....
    Doğuştan bir ilham dolayısıyla arkadaşlarımdan Cafer, Kahraman ve Haydar;la anlaşarak mektepte Kürt talebeleri arasında bir birlik havası uyandırmaya kapıldık.
    Dersten hariç zamanlarda talebelerle toplanmak,ara sıra Haydar;la Cafer;in odasında sohbetler yaparak arkadaşlar arasında bir samimiyet ve sevgi havası estirmeğe de muvaffak olmuştuk..
    Muallim Hafız Hıdır vaziyetimizden haberdar olmuş ve babalarımıza şikayette bulunmuş,babalarımızı tehdit ederek,ders dışı zamanlarda ancak evlerimizde derslere çalışmaklığımızı şiddetle temin etmişti.
    Karaca köyündeki Kangooğlu İsmail Ağa;nın burnu büyük olduğundan Kürtler arasında ;Ferno İsmail; lakabını almıştı. Ailesi Hatun,Derviş Cemal sülalesindendi. Her ikisi de bana çok sevgi göstermekte idiler. Ferno İsmail Ağa da kardeşi Hasan Hayrı ile birlikte pederim İbrahim Efendi;den ders almışlardı..... (Karabali aşiretinin eğitime verdiği önem vurgulanmaktadır.)
    1908 yılında Karabali aşiretinden Kangozade Mehmet Ağa başkanlığında, Ferhat uşağı reisi Diyapzade Süleyman, Diyap Ağa, Zeylozade Mustafa, Alişirzade Keğo, Cemşid, Reskan aşiretinden yetkililer Kangozade Mehmet Ağa;nın evinde toplanarak ortak hareket etme kararı aldılar.
    17 Mayıs 1908 tarihinde Dersim üzerine yürüyen 4. Ordunun hareketinin durdurulması için Dersim Mutasarrıfına bir dilekçe gönderdiler bu dilekçede Kangozade Mehmet,Diyapzade Süleyman, Zeynozade Mustafa,Alişerzade Keğo Cemşid ve Mümüzade Mehmet ve Keko imzalamışlardı. Bu dilekçe Hüseyin ve Seyit Mehmet tarafından ilgili makama verildi ama bu pek dikkate alınmadı ve Dersim yakılıp yıkılmaya devam ediyordu.
    Çatışmalar sırasında bölgenin önde gelen isimlerinden Kureşan aşiret reisi Şah Haydar hayatını kaybetmişti. Şah Haydar için söylenen ağıtlar ciğerleri dağlıyordu.
    Şemdino Şemdino habe şemdino
    Durs vano,bra Şah Haydar sero kho vadare
    Tic biye sirine tfank arzino
    Şah Haydar vano,bra Durso,perode,me perodime
    Ba devlatia,mare par vecino
    Durs vano,bra pare tırki perskenay
    Fıncana kafadi joro ne şimino
    Pane,pane Şah Haydar pane
    Drbetyane tobi goni şonna
    Bra,deho kemer şane
    Şemdino Şemdino habe yalle
    Mar vano meyte laca min bra seka vialle

    Bko darme to yaru ağ yaro kano
    De hore gran gran bınalle
    Pane pane... ilh
    Şemdino,şemdino haberk kare
    Durs vano bra mın vadare seka piara
    Maye vano,no dne,çae şarire bia,mala milka
    Laca mınra bia vare pane pane....ilh.

    karabalininradyosu

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 820
    Yaş : 36
    Nerden : YOZGAT SORGUN KARABALI KÖYÜ
    Kayıt tarihi : 05/10/08

    default Geri: KARABALI KÖYÜ HAKINDA BİLGİLER.....!

    Mesaj tarafından karabalininradyosu Bir C.tesi Mayıs 16, 2009 11:45 am

    Dersim hareketinden sonra 1920 de Zara;da Koçgiri hareketi başladı. Koçgiri üzerine yapılan baskınlar karşısında Dersimden destek istendi ancak çok fazla destek alamadılar.
    11 Mart 1921 tarihinde Koçgiri-Dersim aşiret reislerinin ortak deklarasyonu T.B.M.M. ulaştı.
    Dersimin saygın kişilerinden Mıço ve Diyabağa;nın Dersim Mebbusu olarak Ankara;ya gelmesi için Mustafa Kemal,Elazığ Valisini görevlendirdi. Vali Pertek;e gelerek durumu bildirdi ve Kürdüstan;ın her tarafından Ankara;ya temsilcilerin geldiğini, Kürtlerin ve Dersimlilerin arzularına uygun kararların alınacağını, hatta Kürtlerin isteklerinin kabul edilmesinin hiç bir sakınca doğurmayacağını Mıço ağaya bildirdiler. Diyab Ağa ile Mıço ağa Ankara;ya gelerek M. Kemal ile görüştüler.
    M. Kemal,Dersim Askerlik şubesi başkanlığından Dersimli Musto;nun 23 Nisan 1920;de, Dersimin Karabal aşiretinden Kango İsmail Ağa oğlu Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) Ahmet Ramiz Tan;ın (4.Ağustos 1920),yine Karabal aşiretinden Binbaşı Hasan Hayrı Bey (Ahmet Ramiz Beyin amcası) 1. Temmuz 1920(Türk Parlamento tarihi l. Haziran l920 diye yazmakta) de Dersim Milletvekili olarak meclise girmesi sağlandı.
    22-28 Haziran 1919 tarihinde Erzurum;da bulunan Mustafa Kemal, Sivas;a geçerken Erzincan;da yakalanıp İngilizlere teslim edilecekti. Elazığ Valisi Ali Galip;in emriydi bu hareket. Vali Ali Galip;e rağmen 250 kişilik Dersimliler, Alişer ve Haydar Ağanın öncülüğünde M. Kemal;i korumuşlardır.
    4.Eylül 1919 da başlayacak Sivas Kongresine çevre illerin ileri gelenleri ve aşiret reisleri katılırken Dersimi temsilen Diyap Ağa ile birlikte Hasan Hayrı Kangotan katılmışlardır.
    23 Nisan 1920 tarihinde Cuma günü saat 13.45 de açılacak olan T.B.M.M.toplantısına 337 Milletvekilinin katılması beklenirken sadece 115 Milletvekili katılmıştı ve Dersimi temsilen katılan 6 Milletvekilleri ; Hasan Hayrı Kangotan (Osmanlı Meclisi Mebusan üyesi, Binbaşı),Ahmet Ramiz Tan (emekli Kolağası, Kıdemli Yüzbaşı), Abdulhak Tefik Gençtürk (Sorgu hakimi), Diyap Ağa (Yıldırım), Mustafa Ağa Öztürk (Bidayet mahkemesi azası), Mustafa Zeki Saltuk(suvari yüzbaşısı).
    Ahmet Ramiz Tan,Karabali aşiret reislerinden Kangozade İsmail Ağa oğlu (Hasan Hayrı Kangotan;ın kardeşinin oğlu) 1884 (1300)yılında Hozat ilçesi Karaca köyünde doğdu,Harbiye Aşiret Mektebi mezunu iki çocuk babası olan Ahmet Ramiz Bey Kolağası iken emekli olup Dersim 1.Dönem Milletvekili olmuştur. 1.6.1928 tarihinde vefat eden A.Ramiz Tan;ın mezarı Kayseri Sarız ilçesi, İncemağara Köyünde Aile mezarlığındadır.
    Hüseyin Akar,Dersim;den Portreler adlı kitabında (s.68)
    Ahmet Ramiz Bey,1884;te (1300) Dersim(Tunceli) Hozat ilçesi, Karaca köyünde doğdu. Karaballı aşireti reisi Kango oğullarından İsmail Ağa;nın oğludur. İlk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra zamanın kurallarına göre 3 Ekim 1896;da Harbiye Mektabi Aşiret Sınıfına alındı.
    Bir yıl öğrenim ve eğitimden sonra Süvari Teğmen rütbesiyle orduya katıldı.
    Çeşitli Aşiret Süvari Bölüklerinde hizmetten sonra 31 Ocak 1913;te Kıdemli Yüzbaşı rütbesiyle emekliye ayrıldı. I .Dünya savaşında yeniden orduya girerek Doğu Cephesinde görevlendirildi.
    Terhisinden sonra memleketine döndü. Milli Mücadelenin başlamasından sonra bu hareketin yanında yer aldı.
    TBMM;nin I. Dönem için yapılan seçimlerde Dersim Milletvekili olarak 4 Ağustos 1920;de Meclise katıldı. Dilekçe Komisyonunda çalıştı. Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Grubunun kurulmasından sonra muhalefetteki II. Grupta yer aldı.
    A.Ramiz Tan I.Dönem Milletvekilliği sona erince memleketine döndü. Bir süre sonra ikinci eşi Sâdiye Hanımın memleketi Kayseri-Sarız ilçesi, İncemağara köyüne yerleşti.
    1 Haziran 1928 de öldü. Evli olup dört çocuk babasıydı. Ailesi (TAN)soyadını almıştır. T.C. Emekli Sandığındaki dosyasında mevcut, Kayseri-Sarız ilçesi Nüfus Memurluğundan verilmiş olan 13.9.1949 tarihli Vukuatlı nüfus kayıt örneğinde ölüm tarihi 24 Aralık 1929 olarak belirtilmekte ise de M.S.B.Emekli Şubesince düzenlenmiş olan 25.8.1930 tarihli hizmet cetvelinde ölüm tarihi 1.6.1928 olarak gösterilmesi ve bu şekilde tescil edilerek dul ve yetimlerine aylık bağlanması,ayrıca istek üzerine Sarız Nüfus Müdürlüğünden gönderilen 5.6.1991 tarihli kayıt örneğinde 1.6.1928 olarak yazılı bulunması nedeniyle bu tarih geçerli sayılmıştır.(Türkiye Büyük Millet Meclisi Vakfı Yayınları N0.6 Türk Parlamento Tarihi Milli Mücadele ve
    T.B.M.M.I.Dönem 1919-1923 III. Cilt I.Dönem Milletvekillerinin Özgeçmişleri Fahri Çoker s.283,284)
    (Verilen bilgilerde bazı yanlışlıklar var. Ahmet Ramiz Beyin eşi Sadiye hanım;ın memleketi Sarız değil Erzurum-Aşkale ilçesidir. Aşkale merkezinde Eroğlu ailesindendir. Bahsedilen tarihten evvel Ahmet Ramiz Beyin Ailesi Kayseri İli Sarız ilçesi İncemağara Köyüne yerleşmişti. Sadiye hanımın da mezarı İncemağara köyündedir.)
    Gerek Ahmet Ramiz Bey gerekse Karabali aşireti hakkında oldukça farklı bilgileri çeşitli kaynaklarda görmek mümkün ama bunların bir çoğu tamamen asılsız ve benzetmelerle doludur.
    Gerçek dışı bu bilgilere Alişan Akpınar,Osmanlı Devletinde Aşiret Mektebi adlı yapıtının 73 sayfasında bir yenisini eklemiştir.
    ;Karabal aşiretinden Binbaşı Hasan Hayri Bey, Şeyh Said hadisesin- den, aleyhinde hiç bir delil bulunmamasına rağmen idam edilmiştir. Amcası oğlu Yusuf Cemil dahi Dersim;e kaçmağa mecbur olmuş ve bu da son Dersim Harbinde kurşuna dizilmişti.
    Kolağası Ahmet Ramiz ve kardeşi Ali Niyazi,sebepsiz olarak tekaüde sevk edildikten sonra zehirlenerek öldürülmüşlerdir;
    Ahmet Ramiz ve Ali Niyazi hakkında yazılanlar asılsız bir bilgidir.
    Osmanlı döneminde açılan Aşiret Mektebi,kuruluş amacı ve öğrencileri konusunda da farklı görüşler vardır.
    Aşiret Mektebi,tamamen muteber sayılan aşiret çocukları için kurulmuş bir okuldu ve bu okulu bitiren çocuklar doğrudan orduya katılacaktı. Bu yüzden okulun öğrencileri tamamen bölgelere göre değil ailelere göre alınacaktı ve de öyle oldu. Her yıl sadece 40 veya 45 öğrenci alınacaktı.
    Bayram Kodaman;a göre Aşiret Mektebinin kapıları şark vilayetlerindeki bütün aşiret çocuklarına açılmıştı. Bunun en açık örneği 380 sayılı ve 11 Haziran 1314 tarihli Servet-i Fünun;da yer alan Aşiret mektebinde okuduktan sonra Harbiye ve Mülkiye Mekteplerinden tahsil ederek Yüzbaşılık ve Fahri yaverlik rütbeleriyle çıkarılmış olan onüç gencin özel üniformalarıyla çekilmiş resimlerinde;
    Karaballı aşiretinden Cemil,Ahmet Ramiz, Şükrü,Ali ve Hasan Hayri efendiler.
    Karapapak aşiretinden Veli,Enis ve Selim Zeki efendiler,
    Cibanlı aşiretinden,Hadi efendi.
    Sımsıki aşiretinden İzzet ve Ziya efendiler.
    Vanlı Sadık efendi.
    Sivaslı Mustafa Nadir efendi.
    (Göçebe Yayınları,Osmanlı Devletinde Aşiret Mektebi sayfa 43,118)

    Başbakanlık Osmanlı Arşivi,Yıldız Mütenevvî Mâruzat Evrakı,nr 165/90.
    Ayrıca Başbakanlık Osmanlı Arşivi,YMTV,Nr.35.
    Aşireti-Bölgesi Adı Unvanı Oğlu
    Karabali Murteza Ağa Aşiret Reisi Hasan Hayri Efendi
    Karabali Kasım Ağa Aşiret reisi Ali Haydar Efendi
    Karabali Hızır Bey Aşiret reisi Mahmut Şükrü efendi
    Karabali İsmail Ağa Aşiret reisi Ahmet Ramiz
    Karabali Murtaza Ağa Aşiret reisi Yusuf Cemil efendi
    Sivas Bölgesi Mustafa Ağa Mustafa Nadir Efendi
    Basra Vilayeti Mahir Paşa Abdulkerim efendi
    Trablusgarb Abdulhadi Şeyh Mahmud efendi
    Yemen Mahmud efendi Seyid Seyid Abdullah efendi
    Zintan Miftah Aşiret şeyhi Halil Efendi
    Şımsiki Abdullah Bey Aşiret reisi İzzet efendi
    Mazdiki Amir Bey Aşiret reisi Sadık efendi
    Bursa Vilayeti Mahir Paşa Abdulkerim Efendi
    Görüldüğü gibi Aşiret mektebi öğrencileri tamamen belli ailelerden alınmıştır.
    Aşiret Mektebinin 1892 den 1900 yılına kadar öğrenci sayısı ve mezun olanlar şöyle sıralanmaktadır.
    YIL Alınan Öğrenci Mezun olan öğrenci
    1892 58 -
    1893 23 -
    1894 38 -
    1895 33 -
    1896 26 46
    1897 43 -
    1898 66 27
    1899 17 25
    1900 20 -
    Toplam 324 öğrenciden 98 öğrenci mezun
    Burada dikkati çeken bir konu,okula giren öğrencinin büyük bir kısmı okulu tamamlayamamışlar.
    Başbakanlık Osmanlı Arşivinden elde edilen belgelere göre okutulan dersler ve alınan notlar dikkat çekmektedir.
    DÖRDÜNCÜ SINIF Dersler ve alınan Notlar
    Sıra No Künye No Aşiret Bölgesi Esami Coğrafya-i Umumi Tarih-i Osmani Hüsn-i Hat Malümat-ı Mütevenia Mah tecvid-i Kuran-ı Kerim Hesab Mah Cebir Umum-ı Diniye Kitabet-i Türkiye Hıfzıssıhhaa Kanun-ı Ceza Arabi Havaid-i Osmaniye Hendese Usul-ı Defteri Faris-i Yekun
    52 Karabali Hasan Hayrı ef/
    Mamûretûlaziz 10 10 10 10 10 10 10 10 10 10 10 110
    53 Karabali Ali Haydar 10 10 10 10 10 9 10 9 9 9 10 106


    desdeklerinizi bekliyorum....!!!


    İLETİŞİM İÇİN:

    turku.sevdasi@hotmail.com.tr

    kr66tv@gmail.com

    karabalininradyosu@mynet.com

    WEB ADRESLERİM:

    http://www.karabalininradyosu.tr.gg

    http://karabalininradyosu.forummum.com

    http://www.livestream.com/kr66tv

    karabalininradyosu

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 820
    Yaş : 36
    Nerden : YOZGAT SORGUN KARABALI KÖYÜ
    Kayıt tarihi : 05/10/08

    default Geri: KARABALI KÖYÜ HAKINDA BİLGİLER.....!

    Mesaj tarafından karabalininradyosu Bir C.tesi Mayıs 16, 2009 11:46 am

    BEŞİNCİ SINIF Ders Notları
    Aşiret
    Bölgesi Faris-i Usul-ı Defteri Hendese Resim Arabi Kânun-ı Ceza Hufzıssıhha Kitabet-i Türkiye Umum*ı Diniye Hesab Mah Cebir .Kuranı Kerim Malumat-ı Mütevenia Hüsi Hat Tarihi Osmani Coğrafyay-ı Umumi YEKUN ESAMİ Künye No
    Karaballı 10 9 5 5 8 10 10 6 7 9 10 9 9 10 10
    127 M.Şükrü Manûretül Aziz 54
    Karaballı 10 7 5 5 8 10 10 5 9 5 10 10 10 8 10 122 Yusuf Cemil 51
    Karaballı 10 9 5 5 7 10 10 5 6 9 10 6 9 5 10 119 Ahmet Ramiz
    Manuretülaziz 55
    Zıntan 10 7 5 5 4 10 9 7 7 6 10 9 8 10 8 115 Halil garp 9
    Zebur 9 6 5 5 5 8 8 4 8 8 10 9 8 8 8 110 Mahmud Sultan 21

    Aşiret Mektebi ve mezunlarıyla ilgili Nuri Dersimi,anılarını yazdığı bir yazısında oldukça iddialı görüşler öne sürmektedir. Alişan Akpınar,Osmanlı Devletinde Aşiret Mektebi,sayfa 72,73.
    ;Sultan Hamid devrinde aşiret reislerinin çocukları İstanbul;da Aşiret Mektebi adlı müessesede dört sene okuduktan sonra,Yaver Yüzbaşısı unvanıyla Kürdistan;a gönderilerek aşiret reislerinin hoşnudiyeti temin edilirdi.
    Fakat,meşrutiyetten sonra Türk hükümeti bu Dersimli subayların Kürt Milli mefkuresi taşıdığını şüphe ederek,her birini bir tarafa dağıtmıştı. Bu idari tedbire misal olarak şunları sayabiliriz.
    Sarı Saltuk kabilesinden Molla Hıdıroğlu,Yüzbaşı Şükrü, Birinci Dünya Harbi;nde ilk hamlede Bayazit;e gönderilmiş ve orada ihanetle şehit edilmişti. Amcası oğlu Yüzbaşı Haydar, ordudan dersim;e kaçmağa mecbur kalmış ve son Dersim harbinde Hozat;da Kürt kafileleri arasında kurşuna dizilmiştir.
    Karabali aşiretinden Binbaşı Hasan Hayrı,Şeyh Said hadisesinde, aleyhinde hiç bir delil bulunmamasına rağmen idam edildi.
    Amcası oğlu Yusuf Cemil dahi Dersim;e gitmeye mecbur olmuş ve oda son Dersim Harbinde kurşuna dizilmiştir. Kolağası Ahmet Ramiz ve kardeşi Ali Niyazi,sebepsiz olarak tekaüde sevk edildik ten sonra zehirlenerek öldürülmüşlerdir;

    Meclisin kuruluşunda toplanan ilk Mecliste 72 Kürt kökenli Milletvekilinin olması dikkat çekiciydi (Ali Kaya,Dersim Tarihi konuyu şu şekilde açıklıyor.)
    Dersim aydınlarından Hasan Hayrı,Karabal aşireti Gango ailesinden olup uzun yıllar Osmanlı Ordusunda savaşmış, binbaşı rutbesine kadar yükselmiştir. Dersim aşiretleri üzerinde büyük etkinliği vardır. Koçgiri ayaklanması çıktığı anda Dersim aşiretlerinden soğukkanlı olmalarını istemiş 72 Milletvekili adına 1922 tarihinde Mecliste yaptığı konuşmalarda Kürtlerin Türklerden ayrılmayacağını kesin bir dille ifade eder.
    Hatta Lozan barış görüşmeleri sırasında M. Kemal,Hasan Hayrı;nın Kürt milli kıyafetiyle Meclise gelmesini ister.
    Nuri Dersimi,bu olayı Hasan Hayrı;nın Mecliste şöyle açıkladığını yazar : ;Bir gün Hasan Hayrı,Dersim aşiret reisleri ve ben Hozat;ın Ferhatan aşiret reisi Cemşid;in evinde toplanmıştık. Bu toplantıda Hasan Hayrı söz alarak şunları anlatmıştı.
    ; Lozan barış konferansında Serv antlaşması gündeme gelirken Kürtlerin Türklerden ayrılmak isteyip istemedikleri konusunda bir soru sorulmuştu. Bu nedenle olay 1922;de TBMM de bir telgrafla açıklandı. Mecliste aktedilen mahrem bir celsede M. Kemal,Kürt mensuplarının fikrini açıklamalarını istedi. Ben söz aldım. Kürtlerin Türklerden ayrılmayacağını açık bir dille ifade ettim.
    Bu sözlerim Muaviye;den bu güne kadar meydana gelen olayları değerlendirerek tarihi ispata çalıştım.
    Bu sözlerimden son derece memnun kalan M. Kemal, sevinçten ayaklarını vuruyor ve çılgınca alkışlıyordu.
    Benden Kürt milli kıyafetleri ile Meclise gelmemizi rica etti ve diğer Kürt milletvekilleri ile birlikte ertesi günü Kürt milli kıyafetlerle Meclise geldik ve Lozan konferansına telgraf çekerek Kürtlerin Türklerden ayrılmayacağını bildirdik;dedi.
    Mecliste sözü dinlenen Milletvekillerinden Hasan Hayrı Kangotan , gelişmelerin ardından 17 Kasım 1924 de Kurulan Terakki Perver Cumhuriyet Partisine katılır ve bu partide çok büyük söz sahibi olmuştur. Bundan son derece rahatsızlık duyan Mustafa Kemal, Hasan Hayrı;nın politik yaşamını noktalamak gerektiğine inanır ve yollar aramaya başlar.
    II. Dönem Milletvekilliği için Hasan Hayrının yerine Ferudun Fikri;yi aday gösterir.Ferudun Fikrinin Alevi ve Kürt olmasına rağmen Hasan Hayrının yerine aday gösterilmesinin bir haksızlık olduğunu,Dersimde Karabali aşiretinin küçümsenmeyecek bir ağırlığının olduğu düşünülerek dersimin diğer aşiretleri tarafından çok büyük tepki ile karşılanır. Başta Seyit Rıza olmak üzere bir çok aşiret reisi Hozat;ta toplanırlar ve tepkilerini nasıl dile getireceklerini kararlaştırırlar. Hasan Hayrı bu sıralarda Elazığ;da Terakki Perver Cumhuriyet Partisinin şubesinin açılışı ile meşguldür.
    Elazığ;da ayaklanma halinde olan Şeyh Şerifin evinde misafirdir. Elazığ;dayken Hozat bölgesinde bütün aşiret birliklerinin ortak hareketi başlamıştır. Ferudun Fikri seçim çalışmaları için Hozat;tadır. Bütün güçler Hozat;ı istila ederler ve Ferudun Fikri yaralanır. Hasan Hayrı Bey olayları duyar, konuyu Şeyh Şerifle görüşür ve Hozat;a bir telgraf çekerler. Çok kısa olan telgraf şöyle; ;Hozat;ta Celalzade Mehmet Efendi vasıtasıyla tüm Dersim aşiret reislerine. Sükuneti muhafaza ediniz. Yakında bir heyetle Dersime geleceğiz.
    Muvaffakiyetler.Elazığ.6.3.1925
    Elazığ Cephe Komutanı Şeyh Şerif
    - Dersim Mebbusu Hasan Hayrı
    Kısa bir süre sonra dersime gelen Hasan Hayrını bu telgrafını gerekçe gösteren Mustafa Kemalin talimatıyla Hasan Hayrı ve amcası Celal Mehmet ağa tevkif edilirler. İstiklal Mahkemesinde yargılanan Hasan Hayrı ve yakınları Şeyh Sait ile işbirliği yaptığı gerekçesiyle yargılanır. Çeşitli bahanelerin yanı sıra bir suçlamada İstiklal Mahkemesi başkanı Ali Salip;ten gelir.
    Duruşmada Hasan Hayrı dan Meclise Niçin Kürt kıyafetiyle geldiği;sorulur. Halbuki Hasan Hayrının o kıyafetleri Mustafa Kemalin ricası üzerini giydiği diğer mebbuslar tarafından da biliniyordu. Bu bahanelerle Hasan Hayrı ve yakınları idam edilirler.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Vakfı Yayınları No.6. Türk Parlamento Tarihi Milli Mücadele ve T.B.M.M. l.Dönem 1919-1923, III. Cilt. I.Dönem Milletvekillerinin Özgeçmişleri Fahri Çoker (Türk Parlamento Tarihi Araştırma Grubu) s.286,287 kayıtlarında Hasan Hayrı Bey hakkında ise;
    Hasan Hayrı Bey,1881;de (1297) Dersim(Tunceli)Hozat ilçesi Akpınar köyünde doğdu. Hozat Şeyh Hasanlı aşireti reisi Kangozade Murtaza Ağanın oğludur. İlk ve orta öğrenimini Dersimde tamamladıktan sonra zamanın kurallarına göre 3 Ekim 1896 da Harbiye Mektebi Aşiret Sınıfına alındı. 24 Şubat 1898de Süvari Teğmen rütbesiyle mezun olarak 4;üncü Ordu emrine verildi. Siverek Aşiret Süvari Alayına atandı. 3 Nisan 1900 de 21.Suvari Alayı ve 23 Nisan 1902 de 22nci Süvari Alaylarında görev aldı.
    1 Mart 1908 de bir süre açığa alındı. 27 Nisan 1911de Yüzbaşılığa yükseltildi. 16ncı Aşiret Hafif Süvari Alayı Bölük Komutanlığına tayin edildi. 2 Kasın 1911de Aşiret Süvari Müfettişliği 2;nci Karakilise Fırkası 14;üncü Alay Bölük Komutanı oldu. İhtiyar Süvari 6;ncı Alayda görevli iken 2 Ocak 1916 dan itibaren kıdemli yüzbaşılığa terfi onandı.
    Dersim ayaklanmasında,Hozat;ın ayaklanmacılara katılmasını önlemek hususundaki gayreti ve bu konuda amcasını dahi feda etmesi dikkate alınarak 20 Ağustos 1916 da Binbaşılığa yükseldi.
    5;nci fırka emrine verildi. Van Askerlik Şubesi Başkanlığında görevli iken Osmanlı Mebusan Meclisi;nin son dönemi için yapılan seçimde Dersim Milletvekili oldu.
    Ancak kış şartları içinde İstanbul;a gelmesinin mümkün olmadığını 19 Şubat 1920 tarihli telgrafıyla bildirmesi üzerine 4 Mart;ta izinli sayılmasına karar verildi.
    Bu döneme ait 1336(1920) tarihli ;Tayini Esami; defterinde adı kayıtlı olmasına rağmen meclise katılıp katılmadığı saptanamadı. Ancak tahsilat bodrosunda adı olmaması ve ödenek almamasından İstanbul;a gitmediği ve doğruca Ankara;ya gelerek 1 Haziran 1920;de TBMM;ne katıldığı anlaşıldı. Bazı kaynaklar ise Meclise doğrudan İstanbul;dan geldiğini yazmaktadır.Ailesi İstanbul dan geldiğini doğrulamaktadır
    Mecliste Sağlık ve Sosyal Yardım,Dilekçe, İktisat ve Milli Savunma Komisyonlarında çalıştı. Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Grubu;nun kurulmasında muhalefetteki II. Grup;ta yer aldı.
    Dönem içinde biri gizli oturumda olmak üzere(11) konuşma yaptı. (13) soru ve yerel sorunlara dair(3) gensoru önergesi verdi. Ayrıca bir kanun önerisinde bulundu.
    Milletvekilliği I.Dönem;de sona erince memleketine döndü. Evvelce milletvekili seçilmesi dolayısıyla 23 Şubat 1920;de vaki istifası 19 Aralık 1923 tarih ve 385 sayılı Kanun ile geçersiz sayılarak 2 Mart 1925 ;te askerlikten emekliye ayrıldı.
    13 Şubat 1925;de başlayan ve 31 Mayıs 1925;de kesin olarak bastırılan Şeyh Sait Ayaklanmasında Doğu illerinin bir kısmını Anavatandan ayırarak bağımsız bir Kürt Devleti kurulmasını hedef alan ayaklanmacılara yardım suretiyle eylemlerine katıldığı savıyla tutuklu olarak Doğu İstiklal Mahkemesinde yapılan yargılanması sonunda 22 Kasım 1925;de idam cezasıyla cezalandırılmasına karar verildi. Hüküm ertesi gün yerine getirildi. Evli olup dört çocuk babası idi. Ailesi (Kanko Tan) soyadını almıştır.


    Hasan Hayrı Beyin Mecliste Gizli oturumda yaptığı konuşma ve Müzakere ili ilgili TBMM Gizli Celse Zabıtları Cilt 2. 17 Mart 1337(1921)-25 Şubat 1337(1922)Türkiye İşbankası Kültür Yayınları s.248.
    İ:85 3.10.1337 C:1
    SEKSEN BEŞİNCİ İNİKAD
    3 Teşrinievvel 1337 Perşembe
    Birinci Celse
    Reis : İkinci Reis Vekili Adnan Beyefendi.
    Katip:
    -.-
    Reis- Celseyi açıyorum.
    Zaptı sabık hulasası okunacaktır.
    1.-ZAPTI SABIK HÜLASASI
    SEKSEN ÜÇÜNCÜ İNİKAD
    29 Eylül 1337 Perşembe
    BİRİNCİ CELSE
    Birinci Reisvekili Hasan Fehmi Beyefendinin tahtı riyasetlerinde bilinikat Hariciye Vekili Yusuf Kemal Beyefendinin İngilizlerle üsera mübadesi mevzuunda verdiği izahat dinlendi ve müzakereler sonunda celseye nihayet verildi.
    Reis Katip
    Hasan Fehmi Kütahya
    Haydar
    Reis - Zabtı sabık hülasası hakkında mütalaa varmı?... Kabul edenler...Etmeyenler...Kabul edilmiştir.


    desdeklerinizi bekliyorum....!!!


    İLETİŞİM İÇİN:

    turku.sevdasi@hotmail.com.tr

    kr66tv@gmail.com

    karabalininradyosu@mynet.com

    WEB ADRESLERİM:

    http://www.karabalininradyosu.tr.gg

    http://karabalininradyosu.forummum.com

    http://www.livestream.com/kr66tv

    karabalininradyosu

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 820
    Yaş : 36
    Nerden : YOZGAT SORGUN KARABALI KÖYÜ
    Kayıt tarihi : 05/10/08

    default Geri: KARABALI KÖYÜ HAKINDA BİLGİLER.....!

    Mesaj tarafından karabalininradyosu Bir C.tesi Mayıs 16, 2009 11:48 am

    2. - MÜZAKERE EDİLEN MEVAD
    1. - Koçgiri ve Umraniye hadiseleri ve Şark vilayetlerindeki ahvali inzibatiye.
    REİS -Buyurunuz Emin Bey.
    EMİN BEY(Erzincan)-Efendim celsei hafiyeyi biz istedik. Esbabıda; defalarla görmüş ve Umraniyeden,oradan geçmiş bir arkadaşınızım. Ben Koçgiri hadiselerini tamamen takip etmiş bir arkadaşınızım.
    Oradaki cerayanı ahvali tadat etmek için memleketin gerek hayatı siyasiyesine ve gerekse orduda dahi heyeti umumiye zannedileceği için celsei hafiye talep ettik. Orada öyle bir mezalim icra icra edilmiş ki tüyleri ürpertir.... Bunları eline alan insanlar, parmaklarına dolayan, kendi din kardeşlerine bunu yapanlar Hıristiyanlara neler yapmaz, diyeceklerdir. Kendi elimizle bıçağımızı düşmanlara vermeyelim.
    FEVZİ EFENDİ(Erzincan) - ......Efendim,evvel baharda memuren devrei intihabıyeme muvassalatımda Koçgırı, Umraniye hadisei meşumesinin Erzincan ve havalesine değin tevessü eylediğini görüp hükümeti mahalliye ile biliştirak bu ateşi fitne ve fesadın ıtfası için bazı salahkarane vesaite tevessül olundu. Hükümeti mahalliye ve mevki kumandanlıkları nın arzu ve müsaadeleriyle minelkadim tanıştığım dersim agavatından bazılarına tazminat gönderdik. Bu ateşi fitne ve fesadın elbirliğiyle refi ve iki karındaş arasından bu sui tefehhümatın izalesi için Erzincan;a civar münasip bir malale gelmelerini teklif ettim. Onlar da kabul ederek geldiler idi. Umraniye;nin menaatı mevkilesi Dersim;e nispeten ehemmiyetsiz dir....
    İşte Umraniye;den Dersim dahi müteessir olmuştur. Umraniye; de esbap ve avami pek çoktur. Fakat maksadi siyasi olmadığı tahakkuk etmiştir. Birincisi Alişo gibi bir iki müfsidin telkinatı eserlidir. İkincisi,memurini mülkiyenin idaresizliği,hususiyle mücrimin hakkındaki ifratkarane muameleleri halk üzerinde müfsitlerin igfalatını müessir bir hale getirmişti.
    Üçüncüsü, alevi kürtlerin ermeniler gibi tehcir edilecekleri hakkında, yine müfsitler tarafından,ortaya atılan işaat bu meselenin alevlenmesini intacetmiştir.
    Dördüncüsü; ifratperverane,arzettiğim,muamelat ki Meclisi Alinize söylenmesini tervic edemiyorum.
    Bu muamelat Cengizlerde, Ermenilerde,Yunanilerde olmuş idi. Atlarına binmişler,silahlarını almışlar.
    HASAN HAYRİ BEY (Dersim) - Paşa hazretlerinin beyanatları sırasında Kürtlerin efkarı ne olabilir? Zannedersem Kürtlerin ahvali meçhul gibi görünüyor ve Kürtler de bütün fikirlerini beyan etmişler.
    Telgrafla makamlara bildirilmiş,Kürtler de fikirlerini bildirmişlerdir. İhtimal ki buna karşı ademi itimad veyahut başka bir şey hatıra geliyorsa Kürtlerin ahvali ruhiyelerini Meclisi alinize arz etmek isterim. En ziyade meçhul olan Dersim aksamıdır. Acaba ne fikir taşıyabilirler,herkes bir fikir edinebilsin. Bunu da Paşa Hazretlerinin bu Kürtlerle temas eden bir cevap zaten cevaptan müstağnidir.
    Paşa Hazretlerinin sualleri,çünkü tedip etmek için Kürtlerin mazisinden bahsetmek istiyorum. Efendim,şimdi evvela meçhul kalan Dersim Kürtleri,bunların ahvalleri nedir,nasıl yaşamışlar dır? Şimdiye kadar Hükümetle derecei irtibatları ne yoldadır? Bunları tayin etmek,bunların adam akıllı ahvali ruhiyelerine ve kendi hayatlarına vakıf olmak lazımdır.
    Hulefayı Raşidin Ömer Hazretlerinin zamanı hilafetlerinde, mahdumu mükerremlerini vali göndermişlerdi. O Muhammet Hanefi Hazretleri vali iken,Hazreti Alinin şahadeti ve müteakiben Kerbela fecayii meydana geldiler. Sonra kerbela vakası Emevilerin... bunun ahfadları yine Harzım eyaletine iltica ettiler. Bugün ki günde Türk,aslan ve neslen Türk olarak orada yaşadılar. Onlar orada iken başlı başına bir Hükümet teşkil edemediler. Bir cemiyet tesis ettiler ve bu ruhani cemiyetleri de devam etti. Nitekim bu Muhammet Hanefi evlatlarının ruhan cemiyetinin semeresidir ki Eba Müslimi Horasaniyi çıkardı.
    Emevileri devirdi ve Abbasileri yerine ikame etti. Sonra Abbasiler efendim,Makami Hilafete geçtikleri gibi Cafer Sadık;a ilk defa Hilafet teklif edildi. Cafer Sadık da, akaidi islamiyeye arız olan ihtilaflarla uğraşacağı için Makamı Hilafeti Abdullah;a terketti. Bu şartlar zanledersem belki manzuru aliniz olmuştur. İmam Hasan Muaviyeye terkettiği zaman hilafette birtakım şerait teklif etti.
    Bunu şehlerden bir iki şeyhe,aynı zamanda Caferi Sadık;a teklif etti ve Hilafet te bunu kabul etti. Hilafetin kabulünden sonra Hilafetle aralarında zıddiyet çıkmasın diye emvali beytül mali müslimin imametin kontrolü altına verildi. İmametin kontrolüne verildiği için beytülmale el uzatamıyorlardı ve bu emvale el uzatmamak meselesinden dolayı saltanatı icra edemiyorlardı ve imameti kendilerine bir zül addettiler.
    Tahmin edildiği gibi bunlar beyninde tezad başladı,Mansur zamanında nifak başladı. Derken yine dağıldı,tefrikai islamiyet oldu. Sonra efendim Abbasilerin takibatına duçar oldular,yine Harzeme iltica ettiler. Harzemiler arasında kaldılar. Şeyh Ahmet isminde bir zat Horasan;da icrayı Hükümet etmiş ve gaip olmuştu. Şeyh Ahmet emanetleri terketti ve kendisi, ortadan gaip oldu. Ehlibeyt yeniden İmamı ehlibeyt evlatlarına geçti.
    Sonra efendim. Harzem beyleriyle bunlar bu yolda icrayı mevcudiyet ederken Selçukiler Tavaifi müluk içerisine girmeye başladı Selçukilerden Alaeddin bunlara yer verdi,sonra efendim, Abbasiler zamanında Harzem ve Cengiz bir... kesildi.
    Huruç etti. İlk efendim,bunun darbesine Harzemler tesadüf etti. Başında bulunan Celaleddini Harzemi,Paşa Hazretlerinin emrettikleri gibi,beş altı sene harbı sağire devam,bilakis ve son muharebesini Erzincanın Ceha boğazından hücum etti. Harzemleri mahvettiler. Baki kalan ordusu bütün ailesiyle beraber Dersim dağlarına kaçtılar. Bugünkü günde Dersim dağlarında yaşıyorlar. Celaleddini Harzeminin mezarı ordadır.
    Sonra Dersimde bir kısım da Arap var,bu Arap kısmı da Şeyh Ahmedin ahfadındandır. İşte bugünkü günde Haydarî tabir ediyorlarki;Haydar Şeyh Ahmet Hazretlerinin oğludur.
    Bununda Hacı Bektaş Veli Hazretlerinin bu Selçukilerden Celaleddini Selçuki hemşeresi sultanının merkadı şerifi de buradalardır, zanledersem. İkinci Şeyh Ahmede tuttu kendi hemşiresini nikah etti, kendisine damat etti.
    Kendisine bu Anadolu dahilinde yerler verdiler,bunlar kaldılar,ta Salatini Osmaniyeden Sultan Bayazıd zamanına kadar. Sultan bayazıd veli zamanında Sünni ve şii tefrikası tahaddüs etti Sultan Bayazıd Velinin oğlu Sultan Ahmed....hareket etti.
    Bu aile...tuttu,tekrimen Malatya Sancağı dahilinde Şeyh Hasan namiyle tevsim edilen,o sıra kendi reisleri Hasan bulunuyordu ki Alaiddin Sultanın hemşirezadesi idi,orada ikamet ettiler. Yavuz Sultan Selim zamanında Çaldıran muharebesi dolayısıyla orduyu humayun hereket ettiği zaman ne kadar Alevi varsa kesti, astı, kırdı, bilmem ne yaptı.
    Dersim dağlarına iltica ettiler. Esasen kendileriyle Harzemiler arasında öteden beri muavenette bulunarak bunların tarafdarı bir kitle halinde iltihak ettiler.
    İltihak ettikleri Harzemiler asla bunları kendilerinden yukarı biliyorlardı. Her ikisinde Harzemi ler tuttu,bunların kumandası altına geçti. Türkler maaliftihar kürtüğü kabul ettiler. Bugün sorsan Dersimlilere;doğrudan doğruya kürdoğlu Kürdüm der.


    Sonra efendim,bu hal,tam o dağları geçtikten itibaren Dersimden katiyen bir kimse harice çıkmadı. İşte bu suretle Dersim dağlarının içerisinde mahsur kaldılar. O zamandan ta Sultan Mecid zamanına kadar mahsur kaldılar.
    Katiyen hariçle temasları yoktu. Zira vuruyordu ve bir kasabaya çıkamıyordu. Sırf ahkamı diniyeleri bir akvalden ibaret kaldı. Yalnız bunların bazı sahih olan akvallerini Alevilik namı altında tadilata uğratılmıştır.
    Sonra bu halde iken maatteessüf bazı camii şeriflerde öteden beri bakarsın vatanını hakkıyla takdir etmeyen efendilerden bazıları Kızılbaştır,şiidir. Sonra efendim,bunlar bu halde iken mahsur oldukları zamanda kendilerine bir idare aramak için başladılar para ile ağnamı mübadele etmeye.
    Zaten kendilerinin idareleri sırf koyun,keçiden ibaret idi.
    Hariç ile mübadeleye, cüz;i,cüz;i mübadeleye başladılar. Vay siz Kürtsünüz diyerek,ellerinden zaten medarı maişeti bir koyun idi, onları da ellerinden aldılar. Derken Dersimde eşkıyalık asıl bu yüzden ileri gelmiştir,eşkiyalık,ve bu yüzden bir çok zulme uğradı, bununla beraber İslamiyetten ayrılmamıştır ve ayrılmak taraftarı değildir.
    Zira Dersim bu hakikatı isterseniz... bazı mevaddı kanuniye teklif ettim. Bazı arkadaşlar dediler ki senelerden beri Hükümetimiz Dersime nüfuz etmiş mi,etmemiş mi?zaten müstakildirler. Bir kerre bunlar istiklallerini istemiyorlar,ancak Hükümete dehalet ve adalet bekliyorlar.
    Sonra görüyorsunuz,Fransız ve İngilizler birtakım tezvirler yapıyorlar. Kürdistana bir şekil vermediler,böyle olmalıdır diyorlar. Bunlar sırf Kürdleri Türklerden ayırmak, ikisini de boğmaktır. Başka bir fikir değildir. Bugün Kürt Türkten ayrılsa fena olur. Bilmiyorum Beyefendi başka Kürtleri bilmem,fakat Dersimin vaziyeti böyledir.
    RESUL BEY (Bitlis) - O fikre kapılanlar İngiliz parasına kapılanlardır.(Alkışlar)

    HASAN HAYRİ BEY (Devamla) - Arzetmek istiyorum ki,bu yakın zamanlarda oldu. Üç yüz otuz bir senesi nihayetlerinde Erzurum suküt ettiği zaman bir iki kazayı bastılar. Sonra Vehip Paşayı cepheden istediler,Dersim mevki kumandanı olarak gönderdiler. Ne ise gittik,kendi milletimizden,ağalarımızdan istirham ettik. Sancak muhasarasını kaldırdık.
    Ötekilerini de urduk,sükûnet peyda oldu. Sonra rumlar geldiler,bilahare Erzincan;ı istila etti. Erzincan;ı istila ettikten sonra Erzincan;a propoğanda ya,Ermeniler vasıtasıyla Dersimi muhasaraya başladılar. Aynı zamanda baktım bir gün bir kağıt geliyor. Bir Kürt vasıtasıyla geldi. Oğlan bunu sana kim verdi? Bilmem kağıt kimden... Nikolanın,baş tercümanı Çerkez Hasan, bendeniz orada mevki kumandanı bulunuyorum.
    Dersimde öteden beri gerek Hükümete karşı,gerek ahaliye karşı vukua gelen... Dersimliler benim ve ailemin kumandası altında içtima ettiler.
    Mesela ailemizde bir amcam var,yüz yaşında,nafizi kelam. O imiş ve bunun yeğeni bulunmaklığım hasebiyle... böyle muktedir imişim, kendisine anlatmışlar.
    O da bana o yolda kağıt yazıyor ki, Dersim efkarı umumiyesini bize çevirdiğiniz vakitte istediğiniz kadar mükafatı nakdiye var. Kral namına, Çar namına veyahut teşkil olunacak prensliğe namzedliği kabul etmek teklifi.
    Bir kerre Dersimin efkarı umumiyesini zaten bir daha Rus lehine çevirmeye hacet yoktu. Ancak Dersimin bu gibi hallerin önünü almak için o efkarı Rus aleyhine çevirdiler. Çünkü sui idare Dersimi Rusyaya meylettirmişti. Ruslar bunu sırf benim şahsımın bulunmasını mani addediyor. Bana tutuyor milyonlarca lira teklif ediyor ve tabi bunu bir kaç ağa nezdinde okudum. Biz bu parayı kabul etmeyiz dedim.
    İslamiyeti de bu yüzden mahveder alçaklar. Benim bu ağalara bütün sırrımı ifşa ettiğim cihetle bütün Dersim rüesası bugünkü günde beni Mebus intihap ettiler. Beni bütün rüesa kendi kuvvetleriyle beni Mebus çıkardılar. Çünkü vicdanımı sui istimal etmediğimden dolayı ancak bendeniz Meclisi Alinize Dersim namına bir teklifte bulunsam ve hini hacette maruzatım ne gibi saikle vukubulmuş ise onu da ispat etmeye hazırım....
    Meclisin aynı oturumun İkinci Celsesinde Koçgiri ve Umraniye ve Şark vilayetlerindeki ahvali inzibatiye ve hadisat hakkında müzakere açılması kabul edildikten sonraki müzakere tutanağındaki Hasan Hayrı Beyin konuşması;

    karabalininradyosu

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 820
    Yaş : 36
    Nerden : YOZGAT SORGUN KARABALI KÖYÜ
    Kayıt tarihi : 05/10/08

    default Geri: KARABALI KÖYÜ HAKINDA BİLGİLER.....!

    Mesaj tarafından karabalininradyosu Bir C.tesi Mayıs 16, 2009 11:49 am

    SEKSEN ALTINCI İNİKAT
    4 Teşrinievvel 1337 Salı
    İkinci Celse
    Reis : (1)
    Katip : (2)
    _ . _
    Reis - Celseyi açıyorum.
    Zaptı sabık hulasasını okutuyorum.
    1.-ZAPTI SABIK HÜLASASI
    SEKSEN BEŞİNCİ İNİKAT
    3 Teşrinievvel 1337 Perşembe
    BİRİNCİ CELSE
    İkinci Reis vekili Adnan Beyefendinin tahtı riyasetlerinde bilinikat Koçgiri ve Umraniye ve Şark vilayetlerindeki ahvali inzibatiye ve hadisat hakkında müzakere açılması talebi jabul edilerek Adliye,Dahiliye Müdafaai Milliye Encümenleri Mazbataları okundu ve mevzuun müzakeresine geçildi....
    2.- MÜZAKERE EDİLEN MEVAD
    1.Fransızlar üsera mübadelesi.
    REİS : Malûmualiniz dünkü gün bir takriri ruznamei müzakereye koymuştur. Onu okutacağım. Şimdi Koçgiri meselesi var......
    2. Koçgiri ve Umraniye hadiseleri.
    Refet Paşa(Dahiliye Vekili)(İzmir)- .....Asayiş meselesine dair müteaddit takrirler vardır. Koçgiri meselesi vardır,celsei hafiyede konuşulacak. ....Ondan sonra beyefendiler,tabi bu işi ne için yaptık? Memlekette yer,yer asayişsizlik hüküm fermandır bunun aksini iddia etmek çocukluk olur. ...
    REİS : Müsaade buyurun efendim,ben söyleyeyim sonra itiraz edin. (Gürültüler) Şimdi Koçgiri meselesine geçiyoruz. Bu kanun gelsin,müsaade buyurunuz. Dahiliye Encümenine havale edeyim.
    REFET PAŞA (Devamla)- Koçgiri hadisesi sebebiyle verilmiş üç takrir vardır.... orada fena şeyler olduğunu,tedipten fazlaya gidildiğini burada arz ettik.... Bu bir adamın mahkum olmasına mütevakkıf bir şeydir. Halbuki dağda adam firar,bunu affedeceğiz. Ne yapmalıyız. İşte bu tecil odur. Dağdan inmekten korktuğu için affetmek istiyoruz. Affı umumi etmiyoruz....
    BİR MEBUS BEY (Devamla)- ... Yoksa gerek dersim ahalisi ahvatının telebi ve gerek o civarda bulunan aksam için mademki takibatı ani yapılamamıştır.... Bendenizce altı aydan beri akıtılan kanlar kafidir. Emri vakiler hiç bir vakit telafi edilemez. Bu isyanda yapılan zararların hiç bir zaman için tazmin suretiyle sahibine iadesi imkanı yoktur. Bu gibi şeylerin mümkün olan vesaiti seria ile hareket edilerek takibatı yapılmalı ve tecziye edilmelidir.
    Oradaki ahali her zaman için evvel ve ahir Hükümete sadakatini yapmıştır.... Sonra mademki Heyeti Vekilece bunlar hakkında takibatı kanuniye icra edilmemesi halka vaadedilmiştir. Bu vaatten dönmek ise halkın Hükümete karşı ademi itimadını müstelzim olur.
    Halka emniyet bahş olamaz. Teklif edildiği veçhile Alişir;den madasının affı memleketin menafıine muvafıktır.
    HAKKI HAMDİ BEY (Sinop) - ......Koçgiri ve havalisinin, hatta Dersim de dahil olduğu halde,Meclisi Âlinizden adalet talep ettiklerini musırran beyan ettiler ve mutlaka adaleti nazarıitibara aldık ve bittabi vereceğimiz kararı da bu esasa istinat ettirmeliyiz....
    Şimdi arz edeyim efendim; bendenize öyle geliyor ki, memleketin bizden istediği yalınız af değildir. O havaliyi gezen arkadaşların müşahedatına müsteniden,ifadatına nazaran evleri yağma edilmiş.
    Eğer bunlar tecil edilip evlerine dönerlerse, acaba evlerinde rahat duracaklar mı? Bendenize öyle geliyor ki evlerinde hiç bir şey kalmadığı için rahat oturmayacaklar. Eğer rahat oturacaklarına kaniiz derseniz aldanmış oluruz.
    BİR MEBBUS BEY (Devamla)- .....ve yine iddia ederim ki eğer dersim ahalisini kazanmak istiyorsak onlara adalet yapmalıyız
    EMİN BEY (Erzincan) Efendim bendeniz Umraniye vakaları nasıl oldu ve tahaddus etti ve yapılan mezalim nedir? Bunları birer birer tadat edeceğim.... diğer yakalananlar,yani Hükümete itaat ederek istiman edenleri de vardır. Bunlar da yakalanmış hapsedilmiştir. Bunlar Hükümete itaat ettiklerinden tecil edilebilirler. Fakat dağda gezenler affedilemez. Sonra dağda gezenlerin evleri yanmıştır. Kadınların ırzına tasallut edilmiştir. Şimdi bu hapsedilenleri asmıyarak ve affedilenleri hapsetmiyecek olursak bir daha bir şey yapmıyacaklarına kani olmak doğru değildir.
    Tortum Kaymakamlığına tayin olunan Şakir Bey o zamanki Jandarma Kaymakamı Umraniye;de Haydar Beyin konağına gitmişler. Alay Umraniyede,muhtelif yollara taksim edilmişler. Ben bunları gözümle gördüm. Martın üçünde oradan geçtim. Konakta keyif esnasında elini cebine sokup bir kağıt çıkartmış ve demiştir ki, sizin fermanı idamınız benim elimdedir. Bu söylediği zaman, Dersimden de daima Koçkırıya gelen giden olurdu. Nitekim Erzincanda bir ağa konağında misafir oluyor. Burada misaferet tarzı ile Dersimlilerden de bir çokları mevcut iken işte sizin fermanı idamınız;sizi Ermenilere benzetip ve sizi tamamıyla imha ederim. İstemezsem size bir şey olmaz,dediğini ifade ediyorum... fakat bunu söylemesinden dolayı Kürtlerin ekserisinde tabii bir galayan başlamış ve bizi Ermenilere benzetmek ne demektir demişler ve Umraniyeye bir saat mesafede Hacer köyünde ikamet ettikleri askerle erattan bir kaç kişi adi münazaa yaparlar...askerden de ekrattan da ölenler oluyor...
    Nurettin paşanın tabirince ben bunları çenber içine aldıktan sonra Hükümetin tekalifini daha teşdit edeceğim diyerek,çenber altına aldım diyor ve tuttuğunu öldürmeye,ırzlara geçmeye, namuslara taarruz etmeye kalkıyor. Rica ederim hanginiz bu fecayi karşısında sabredebilirsiniz? Buna üç yaşındaki çocuklar bile tahammül edemezler ve böyle bir şeye maruz kaldığınız da rica ederim,nasıl karşınıza çıkanlara kurşun atmazsınız?
    Bu suretle beş milyon,on sekiz milyon liralık servet mahvolmuştur.
    Refahiye de bir arkadaşım vardır. onu işhad ederek yirmi sene evvel buraya tavattun etmiş,teehhül etmiş bir Türk,servetine tama edilerek,karısı cebren alınmış ve sen Alevisin diyerekten herif emval ve emlaki yağma edildikten sonra öldürülmüştür.
    Efendiler; dünyanın hangi yerinde böyle bir hareket görülmüştür ki babasını bir evladın eline bir ip,diğer evladının elinde bir ip olarak çektirerek tam altı saat zarfında bu suretle feciane öldürülmüştür? Rica ederim efendi sen bu vaziyet karşısında asi olmaz mısın? Eğer asilik varsa ve bu ise işte Umraniye hadisesi.....
    Sonra efendiler diyeceksiniz ki,Dersim buna ne suretle iştirak etmiştir? Bunu da söyleyeceğim. Abdulkadir isminde bir Vali yok yere meseleler ihdas etmesi..
    Kürdistan namına gelen gazeteleri doğrudan doğruya Dersime tevzi ettirmiş ve o gazetelerde Kürtleri de Ermenilere benzeteceklerdir diye yazılmıştır. Maalesef bu adam hala Torum Kaymakamı olarak terfian gönderilmiştir.
    Ve Umraniyede vukuu bulan ve tedibat denilen bu şeyin Afrika barbarlarının bile kabul edemeyecek derecede olduğunu görünce Dersimliler korkmuşlardır. İşte numunesi budur demişlerdir. Bu fecaiyi Ermenilere bile yapılmamıştır.
    HASAN HAYRİ BEY (Dersim)- Hakikaten bu fecayi Ermenilere bile yapılmamıştır. Ve onlar Erzincana,Kemaha, Kuruçaya ve saireye tasallut etmişlerdir. Fakat ben çok teşekkür ederim ki bizim müftümüz ve memleketimizin eşrafı meseleyi Hükümete bırakmayarak doğru karşılarına gitmişlerdir demişlerdir ki, siz ne istiyorsunuz? Maksadınız bir şekaveti adiye ise istediğiniz kadar mal verelim.
    Onlar da cevaben demişlerdir ki; müftü efendi ile anlaşalım. Müftü efendi hakikati tamamiyle anlatmış ve ekrat hakikati tamamıyla anlayarak geri dönüp gitmişlerdir. İşte sözümü hulasadan evvel şunu söyleyeyim ki ankete ben de taraftarım. Fakat bir an şart ki orada bir memur var,onunla Koçgırılıyı beraber asacak mısınız? Sonra üç,dört yüz kişi hapishanelerde yatıyor. Bunlardan masumlar çok vardır. asıl asiler dağlarda Alişir denilen herifle beraberdirler.
    Binaenaleyh heyet buradan gidinceye kadar af kararının ilanının rica ederim. Bila kaydü şart olmak üzer...
    (Devamına maalesef rastlanamadı)
    (TBMM Gizli Celse Zabıtları Cilt II,sayfa 270)
    Aziz Aşan,Şeyh Sait ayaklanması adlı yapıtında ;...23 Kasım 1925 de Dersim eski Milletvekili Hasan Hayrı ve Galip Bey idam edildiler der.s.45
    Kamil Ateşoğulları,Bir İnsanlık Suçu:Ölüm Cezası, adlı yapıtında İdam Edilen TC Milletvekilleri listesinde s.116.
    Adı Soyadı Seçim Bölgesi Yargılayan Mahkeme İnfaz Tarihi
    Hasan Hayri Kango Dersim Şark İstiklal Mahkemesi 23.11.1925
    (Kangotan)
    TC Milletvekillerinden bu güne kadar 16 Milletvekili idam edilmişlerdir.
    Hasan Hayrı Beyle(Kangotan) ilgili bir hayli görüşler vardır.
    İsmail Göldaş,Hasan Hayrı Beyi değerlendirirken ;
    ;Dersim Milletvekili Hasan Hayrı Beyin 4.10.1921 tarihli ikinci celsede yapılan tartışmalarda,Koçgiri olaylarının Alişer tarafından başlatıldığını söylemesi,önemli sözlerdir. Bu sözleri önemli kılan Hasan Hayrı;nın kimliğidir.
    Hasan Hayrı,bilindiği gibi Kürt tarih yazımında ;Büyük Şehit; olarak anılmaktadır. Onun siyasal konumu ve Kürtlük çalışmaları içindeki davranışları henüz bütünsel/objektif olarak anlaşılamamış tır. 1925de,katıldığı Kürt ayaklanması nedeniyle asılmış olması, Hasan Hayrının eyleminin ayrıntılarla verilebilmesini büyük ölçüde önleyici ve haklılığına katılımı yaygınlaştıran etken olduğu kanısındayım.
    Oysa Hasan Hayrı;nın siyasal eyleminde ve Kürtlük çalışmalarında belirgin ve ilkesel bir tutum görmüyoruz. Koçgiri günlerindeki tutumu buna örnektir. Meclis konuşmaları da Hayrı Beyin siyasal özelliğini yansıtır içeriktedir.
    ;Fakat bir an Şark;taki orada bir memur var,onunla Koçgirili;yi asacak mısınız? Sonra üç dört yüz kişi hapishanelerde yatıyor. Bunlardan masumlar çok var dır. Asıl asiler dağlarda Alişêr denilen herifle beraberdiler. Binaealeyh heyet buradan gidinceye kadar af kararının ilanını rica ederim. Bilakaydüşart olmak üzere.;(War dergisi,Sayı:2,s.45)
    Emir Celalettin Bedirhan,Hasan Hayrı Bey ile ilgili olarak; ;Bir Kürt Aydınından Mustafa Kemal;e açık mektupta bakınız nelerden bahsetmektedir.
    ;...Zatı fehimleri ise Diyarbakırda bir Kürt maiyetinde bulunuyordunuz. Arkadaşlarınıza muhalif ve harbin bitiminde Türkiye;nin parçalanmasına müteakip olanların belki bilincindesiniz. Kürtlere hoş görünmek istediniz ve ilk defa olmak üzere muharren Elazığda idam ettirdiniz.

    Dersim Mebusu Hasan Hayrı Bey;in karargahınızda merbut bir Kürt taburu teşkil eylediniz. Efradı-i zabıtanın kamilen Kürt kıyafeti idi. Bu tabur efradı şal,şapık ve kolos giyiyor, Kürt hançeri takıyorlardı. Kumandanlar değilse de,emirler aralarında Kürtçe olarak söyleniyorlardı Bu Osmanlı Ordusunda Kürtlere ilk defa yapılmış bir Cemile idi. Kürtlerden yapılmış bir Cemilenin sonu Hasan Hayrının sonunu ;ibretamiz kehanet; sözleri ile anılıyor
    Dersimde olaylar dinmek bilmiyor. Aşiretler bütün güçleriyle mücadele vermektedirler,buna bir çözüm bulmak üzere Elazığ Valisi Cemal Bardakçı görevlendirilir. Cemal Bardakçının amacı Dersim Aşiret reislerini dışarıya sürmek ve aşiretleri lidersiz bırakmaktır.
    Bunda başarılı olamayınca bu defa Baytar Nuri aracılığı ile Aşiret reislerini bir toplantıda buluşturur.
    Amaç bunları Ankaraya gönderip Mustafa Kemal ile görüşmeyi sağlamaktı. Toplantı sonunda bir heyet Ankaraya giderler. Bunlar;
    1 -Karabali aşiret reislerinden Kangozade Mehmet Ali Ağa (1938 de öldürüldü)
    2 -Abasan aşireti reisi Miço Ağa (1938 de kurşuna dizildi)
    3 -Pengozan aşiret reisi İbrahim Ağa (1938 de yakılarak öldürüldü)
    4 -Malatya Valisi Bızan Bey (Malatyaya gönderilenler adına)
    5 -Elazığ Valisi Ali Cemal Bardakçı
    6 -Abasan aşiretinden İbrahim Ağa(1938 de öldürüldü)
    7 -Ferhadan aşiretinden Cemşid Ağa(1938 de öldürüldü)
    8 -Soran Aşiretinden Hıdır Ağa(1938 de öldürüldü)
    9 -Şadi aşireti reisi Veli Haki Rejiki
    10 -Yusufan aşireti reisi Kamber Ağa(1938 de öldürüldü)
    11 -Karabali aşiretinden Koço Ağa(1938 de öldürüldü)
    12 -Karabali aşiretinden emekli subay Haydar Efendi(1938 de İstanbula sürüldü)
    13 -Beran aşireti reislerinden Hasan Efendi(1938 de İstanbula sürüldü)
    14 -Pevengan aşireti reisi Cafer Ağa (1938 de öldürüldü)
    15 -Peyavangon aşiret reislerinden Süleyman Ağa(Antalya;ya sürüldü orada öldü)
    16 -Babasuran aşiret reisi Yusuf Ağa(1936 yılında 30 kişiyle beraber çığ altında kalarak öldü.)
    17 -Bahtiyar aşiret reisi Yusuf Ağa(1936 yılında 3 kişi ile çığ altında kalarak öldü)
    18 -Alan aşiret reisi Ali Ağa (1938 de öldürüldü)
    19 -Albeyan aşireti reislerinden Koço Ağa(1938 de öldürüldü)
    20 -Seyyidan aşiretinden Dr. Nuri Dersimli(1937 de Suriyeye iltica etti)
    21 - Kırgan aşireti reislerinden Mustafa Ağa(1938 de öldürüldü)
    Ankaraya giden bu heyetin asıl amacı sürgünlerin durdurulması, sürgüne gönderilenlerin tekrar bölgelerine dönmelerinin sağlanması. Ancak bu gidişten aradıklarını bulamadılar ve Mustafa Kemal ile görüşemediler. Mustafa Kemale vekaleten zamanın Meclis Başkanı Kâzım Karabekir görüşür. Aşiretlerin sakin hareket etmeleri halinde sürgüne gönderilenlerin tekrar dönmelerine izin verileceğini,Mustafa Kemalin büyük nutkunu hazırlamakla meşgul olduğunu söyler ve gelen heyeti tekrar Dersime gönderir.
    1931 yılı sonlarında Başbakan İsmet İnönünün talimatıyla bir rapor hazırlayan İçişleri Bakanı Şükrü Kaya,Bölge Umum Müfettişi İbrahim Tali Öngören, Kâzım Orbay ve Kenan Paşanın hazırladıkları ortak rapora göre;


    desdeklerinizi bekliyorum....!!!


    İLETİŞİM İÇİN:

    turku.sevdasi@hotmail.com.tr

    kr66tv@gmail.com

    karabalininradyosu@mynet.com

    WEB ADRESLERİM:

    http://www.karabalininradyosu.tr.gg

    http://karabalininradyosu.forummum.com

    http://www.livestream.com/kr66tv

    karabalininradyosu

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 820
    Yaş : 36
    Nerden : YOZGAT SORGUN KARABALI KÖYÜ
    Kayıt tarihi : 05/10/08

    default Geri: KARABALI KÖYÜ HAKINDA BİLGİLER.....!

    Mesaj tarafından karabalininradyosu Bir C.tesi Mayıs 16, 2009 11:49 am

    Aşiret Ağaları ile aşiret ağası olabileceklerin tespit edilerek Dersimden uzaklaştırılması, Dersime azda olsa hizmet götürerek insanları yumuşatmak,Malatya ve Elazığ bölgesindeki araziden arazi vermek bahanesiyle bölgeden bazı aileleri uzaklaştırmak.
    Okullar açmak ve Türklük propagandası yapmak... gibi projeler hemen hayata geçirilmeliydi.
    Bu rapor doğrultusunda arazi vermek bahanesiyle ovaya yerleştirilen aile ve aşiretleri şöyle :
    Karabali aşireti,79 hane 428 nüfus
    Ferhat uşağı, 34 hane 465 nüfus
    Abbas uşağı 10 hane 50 Kırgan uşağı 3 hane 20 Bahtiyar uşağı 11 hane 41 Şam uşağı 3 hane 29 Laçinan uşağı 1 hane 5 nüfus Hiran uşağı 5 hane 27 Alan uşağı 1 hane 6 nüfus Kureyşen uşağı 3 hane 15 Pilvenk uşağı 19 hane 70 Seyitler uşağı 7 hane 39 Nüfus Şavek uşağı 2 hane 10 nüfus
    Elazığın Habur,Ağız,Mürü, Sintik, Hüseynik, Etmetik,Künk,Vert, Etik köylerine zorunlu iskan edilmişlerdir.
    İçişleri Bakanı Şükrü Kaya,bir kısım Ağaları batıya göndermek üzere rapor hazırlamıştı. Bu rapora göre 347 Aileden
    76 Aile Tekirdağ İline,
    34 Aile İzmire,
    38 Edirne,
    73 aile Manisa;ya,
    56 aile Kırklareli,
    65 aile Balıkesir illerine sürülmeleri gerçekleştirildi.
    Raporda sürülecek ağaların isimleri ise ;
    Karaballı aşiretinden: Kangozade Mehmet, Ali, oğulları Veysi, Murtazazade İsmail ağa,Mikailzade, Koçağa ve oğulları, Süleyman ve Hızır,Temir ağa ve oğulları Yusuf, Hasan,Adil,Koç Ağanın kardeşleri Veysi, İbrahim, Seyithan, Hüseyin, Sanri, Cemil, Yeşil ağa, Lüleburgaza sürgün edildiler ancak diğer aşiretlerden birçokları değişik bölgelere sürüldüler.
    Diğer aşiretlerin bazıları tek bir aile olarak bile sürüldüler. Bunlar içinde eski Dersim Milletvekili Miço Mustafada vardı. Dağıldıkları bölgeler ise; Manisa, Tekirdağ, Bergama, Hayrabolu, Akhisar, Salihli, Kırklareli, Saray, Keşan, Kozluca, Alaşehir, Balıkesir-Balya, Aydın, Turgutlu, Babaeski, Ödemiş, Uzunköprü, Bayındır, Çorlu, Çorum, Susurluk, Vize, Malkara, Bandırma, Kula, Pınarhisar, Vize, Eskişehir, Afyon-Sandıklı,
    Dersimde sürdürülen yok etme hareketi 1938 sonlarına kadar devam etti.
    6 Ağustos 1938de Bakanlar Kurulu ilginç bir karar almışlardır. Alınan karar şöyledir:
    1. Yasak bölgelerde yer alan Dersim halkından 5 ve 7 bin kişinin batı illerine nakil ve iskanı.
    2. Yasak bölge dışında bulunan ve lokal yerlerde bırakılması uygun görülmeyen aşiret reisleri kolbaşları,seyit ve şeriklerle ve bunların aile yakınlarının da batıya nakle tutulması. Sonra da silahlandırılmamaları.
    3. Bölgede halkın silahtan arındırılması,harekattan sonrada bu işe devam edilmesi
    4. Batıya nakledilenlerin ne kadar hangi sanayi merkezine sevk edileceği
    5. Ele geçen mahkûmların hükümlerinin infazı.
    6. Asker kaçaklarının askerlik hizmeti görüldükten sonra batıda mürettep oldukları yerlere sevk.
    7. Yasak bölgenin korunması için kuvvet çıkarılması gibi hususlar dır.
    Hozat Yukarı Taner Köyünden yaşlı Mehmet Savaşçı başından geçen bir olayı şöyle anlatmaktadır:
    “Ben 8 yaşındaydım.1938 yılının Ağustos ayının sonlarına doğruydu. Daha evvel Sivas tarafına sürgün edilen Karabali Aşireti reislerinden Kopo Ağanın tekrar kaçıp bu bölgeye geldiğini duymuştuk.
    Bu sebepten dolayı askeri birlikler Yukarı Taner-Bozolar köyünü geçerek Kopo Ağayı yakalamak için askeri sevkıyat yapılıyordu. Bir süre sonra Kopo Ağanın dört çocuğu ile birlikte öldürüldüğünü duyduk. Askeri birlikler dönüşlerinde önüne gelen köylerde başta Vartangül olmak üzere çevresindeki köylerin yakılıp,yıkılmasından sonra bizim köye yukarı Taner Köyünü sarmışlardı.
    Aynı günde bir uçaktan da bildiri atılıyordu. Ne olduğunu bilmiyorduk. Bunun üzerine annem beni ablamı ve küçük kardeşimi köylülerin toplandığı yere götürmedi.
    Bizim evin samanlığına sakladı,samanlıkta dikenler bize batıyordu. Kardeşim ağlamaya başlayınca köylüler bize kızarak Sizin kanınız bizimkinden kırmızımı, sizi görürlerse sizin yüzünüzden bizi öldürürler.
    Anneme sende bizim yanımıza gel diye köylüler tepki gösteriyorlardı. Annem bizi samanlıktan çıkartarak kavaklığa saklamaya çalıştı. Annem ve üç kardeş korkudan titreyerek toplanan köylüleri izliyorduk askerler köylüleri bir evin içerisine doldurdular ve evi ateşe verdiler.
    Ön kapıdan kaçanları makineli tüfeklerle tarıyorlardı. Bu arada komutan bizi görmüş ve askerin birini çağırarak orada çocuklar var onları da öldür diye emir verdi.
    Bunun üzerine asker bizim yanımıza geldi korkudan tir tir titriyor ve anneme sarılmıştık. Asker bizim halimizi görünce bize acımış olacak ki bizi öldürmeden koşarak komutanın yanına gitti ve Komutanım orada insan yok tavuklar var dedi ve biz ölümden kurtulmuştuk.
    Biraz sonra yakındaki Lotolat mezrasında toplanma borusu çaldı ve askerler oradan uzaklaştı. Giderlerken yol üzerindeki evleri ateşe veriyorlardı, tarlaları ve harmandaki buğdayları dahi ateşe verdiler.
    Bir süre sonra kavaklıktan çıkarak ölülerin üzerine basarak köyün üst tarafındaki Hizan dağına doğru ilerledik ve geceyi ormanın içerisinde geçirdik. Küçük kardeşim bir süre sonra korkudan öldü.
    Dağın öte yanındaki Kori köyüne gittiğimizde köyün tamamen yakıldığını arı peteklerinin suyun içerisine atıldığını gördük. Abim Haydar ve ablamdan hiç haber alamamıştık.
    Ablam yanan evin içerisinden kaçarken saçları tele takılmış ve bir tutam saçı kopmuşsa da kurtulmuş. Abim ise yanan evde hayatını kaybetmişti. 3-4 gün köyümüze gelememiştik.1938 yılında bizim ailenin başına gelen böyleydi;diyordu.
    7-8 Eylül 1938 de 8.Kolorduya bağlı 15.Tümen,Kolordu komutanı Sarıoğlu; Piyami, Kızılkom, Kozluca, Çarhil, Danz, Emirgan dereleri taramalardan geçilmez. 12.Tümen asıl kuvvetleri Tağar deresinde 13 erkek,30 kadın ve çocuğu yakar.
    Baz deresinde iki kişi ölü ele geçirilir. Bunlardan biri Karabali aşireti reislerinden Gülali oğlu Ali;dir. 9Eylül 1938de 56.Alay kızılviran ormanında 37 Dersimliyi daha öldürmüşlerdi.

    2000e Doğru Dergisi 13 Aralık 1987 tarih 51 sayısında Aşiretler Raporu adlı bir rapor yayınladı. Bu rapor özellikle Ülkenin Doğu ve Güneydoğu bölgesinde 23 ili kapsayan ve bu illerde yaşayan Aşiretlerle ilgili ilginç bilgiler vermektedir. 113 sayfasına teker teker çok gizli;damgası vurulan bu raporun Devletin hangi makamı tarafından hazırlandığı bilinmemektedir.
    Raporun Tunceli ile ilgili bölümünde 49 aşiretten bahsedilmektedir.
    Karaballı aşireti ile ilgili bilgi;
    Aşiretin(veya kabilenin)Adı : Karaballı
    Nüfusu : 3000
    Dili : Kürtçe(Zaza)
    Mezhebi : Caferi-Alevi
    Düşünceler : İsyana katılmıştır. Asayişi bozmazlar. Kanun hükümlerine uyarlar.

    Dersim üzerine yazılmış bir Rapor,
    T.C.İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı III.Ş.I.Ks. tarafından,55058 sayılı olarak kayıtlara geçmiştir. Bu rapor ;kayıt altında yüz tane basılmıştır; denilmektedir. Raporun tarihi kesin olarak bilinmemektedir ancak Rapor iki bölüm olarak hazırlanmıştır.
    Birinci bölümde Dersimin coğrafi,ırki,iktisadi,zirai,idari,mali ve sıhhi
    Bayındırlık,eğitim,askerlik,nüfus,yol ve su durumunu ve Aşiretler hakkında bilgi vermektedir.
    İkinci bölümde, ;Dersimin asayişsizlik tarihçesi Cumhuriyet öncesi ve sonrası olarak incelenmekte,Dersim;in ıslahı esasları ve safhaları ele alınmıştır.
    Bu rapor Kaynak Yayınları tarafından hiç değiştirilmeden yayınlanmıştır.
    Raporun Dersimin Yolları bölümünde Ovacık Mıntıkasında:
    K-Kara Yel Geçidi,Çemişkezeğin,Matsanut köyüne bir saat uzaktadır
    Koç,Ferhat,Karaballı,Abbas uşakları bu gedikten de geçerler.
    Raporun bir bölümünde Dersim;in Nüfusu ile ilgili dökümanlarda:
    Asya Türkiyesi muharriri Vitali Genet Dersim nüfusunu kayıt ederken Müslüman,Kürt,Kızılbaş,garagoryan ve proteston Ermeni olarak sınıflandırmıştır.
    Bu bölümde Kürtleri ve Kızılbaşları Müslüman olarak görmemektedir
    Bir başka bölümde, Garbi Dersim;bu mıntıkadaki sakin aşiretler arasındaki tradisyon şudur.
    Ecdatları Horasanda mukim şeyh Ahmedi Yesevi imiş. Cengiz istilası üzerine Ahmedi Yesevinin oğlu Şeyh Hasan dede aşiret halkı ile Iraka göç etmiş,orada Abbasi Halifeye dehalet ederek iskân edilmiş.
    Hasan Dede bir aralık Hicaza ve oradan Mısıra geçmiş ve Bağdada döndüğü zaman o yerlerde kalamayacağını kestirerek aşiret halkı ile Anadoluya geçmiş ve Konya Selçuklarından Alaettine tebaiyet etmiş.
    Alâettin,bir hemşiresine Hasan Dedeye tezviç ederek onu aşireti ile beraber Malatya civarında iskan etmiş. Bu aşiret Yavuz Sultan Selim zamanına kadar bu mıntıkada kalmış. Yavuzun Şiilikle bi rahmane mücadelesi sırasında korku ile Dersime kaçmışlar. Şeyh Hasan dede yolda ölmüş. Gedanmadeni kazasının Şeyh Hasan karyesinde defnedilmiş.
    Hasan ve Seyit ismindeki iki oğlu aşiret halkı ile beraber asıl Dersim mıntıkasına göçmüşler,Hasan Hozat ve civarında kalmış,Seyit kendi tevabii ile Ovacık mıntıkasına geçmiştir.
    Hasan;ın Abbas,Karaballı,Kırık,Ferhat isminde dört oğlu olmuş bunların her biri bir aşiret halinde taazzuv etmiş. Bu gün Şeyh Hasanlı gurubu altında Abbas,Karaballı,Ferhat aşiretleri vardır. ve esas aşiret gurupları olup bunlar da daha küçük kabileler haline inkısam etmişlerdir.


    desdeklerinizi bekliyorum....!!!


    İLETİŞİM İÇİN:

    turku.sevdasi@hotmail.com.tr

    kr66tv@gmail.com

    karabalininradyosu@mynet.com

    WEB ADRESLERİM:

    http://www.karabalininradyosu.tr.gg

    http://karabalininradyosu.forummum.com

    http://www.livestream.com/kr66tv

    karabalininradyosu

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 820
    Yaş : 36
    Nerden : YOZGAT SORGUN KARABALI KÖYÜ
    Kayıt tarihi : 05/10/08

    default Geri: KARABALI KÖYÜ HAKINDA BİLGİLER.....!

    Mesaj tarafından karabalininradyosu Bir C.tesi Mayıs 16, 2009 11:50 am

    Daha sonraki dönemlerde yani 931 yılında Dersimden bir kısım aileler ovaya gönderilmek istenmiş. Ova olarak tabir edilen bölge Elazığ ve civarıdır. Belirtilen tarihte aşiretlerden gönderilen aile ve nüfus sayısı :
    Karaballı Aşireti,79 hanede 428 nüfus
    Ferhat uşağı , 34 165 Abbas 10 50 Kırgan 3 20 Bahtiyar 11 41 Şam 3 29 Laçin 1 5 Hiran 5 27 Alan , 1 6 Kureyşan 3 15 Pilvenk , 19 70 Seyitler , 7 39 Şavak , 2 10 Bu aileler Elazizin Habur,Şeyh Hacı,İçme,Ağız,Mürü,Sintik, Geçeli,Kuyulu,Tadım,Çorçuk,Vertetik,Hüseynik,Künk,Etmetik köylerinde iskan edilmişlerdir.
    Raporda Aşiretlerin hayvanlarını beyan ederek ödedikleri vergilerede yer verilmiştir.
    Aşiretler, Yazdırdıkları Ödedikleri
    Şam Uşağı , % 5 Kısmen ödemişlerdir.
    Nanik Uşağı % 1 Hiç ödememişlerdir.
    Beyit uşağı , % 20 % 100 ödemişler.
    Aşuranlı uşağı % 10 Kısmen ödemişler.
    Bal uşağı % 1 Hiç ödememişler.
    Keçel uşağı % 1 Hiç ödememişler.
    Koç uşağı % 5 % 30 ödemişler.
    Ferhat uşağı , % 20 % 70 ödemiş.
    Karaballı , % 25 % 70 ödemiş.
    Laçin uşağı % 2 % 15 ödenmiş.
    Bahtiyar uşağı % 15 % 70 ödemniş
    Abbas uşağı % 25 40 ödenmiştir.
    Burada da görülüyor ki Karaballılar bölgedeki aşiretler arasında en yüksek vergi ödeyen aşirettir.
    Aşiretlerle ilgili dökümanlarda Karaballı aşireti ile ilgili bazı bilgiler vermektedirler.
    Karaballı aşireti :
    Bu aşiret aşağı Karaballı,yukarı Karaballı namıile ikiye ayrılırlar.
    Aşağı Karaballı aşireti de Kindanlı,Lôlanlı,Ateş uşağı,Kango zadeler, Ali Kegolar,Tavuklu kegolar şubelerine ayrılır.
    Aşiret reisleri: Kangozade Mehmet Ali,Ali Kego zade Koç ağa ve Temur ağalardır. Reisleri olan Kango zade Mehmet Ali aşiretin en zenginlerindendir. Fakat aşireti daima ifsada sevkeden eşhastandır. Bu aşiretin Mutraza zade İsmail ağa,Mikail ağa zade Koç ağa ve Yeşil ağa isimlerinde birkaç ağası daha vardır. mehmet Ali kadar nüfuzlu değilse de Yeşil ağa bu kabile içinde en müfsit bir şahıstır. Mehmet Ali ağanın Veysi,Yusuf namında iki çocuğu vardır. Koç ağanın Hızır ve Süleyman namında iki çocuğu vardır. Temur ağanın Yusuf,Hasan,Adil isminde üç çocuğu vardır. Temur ağanın en mühim ve yakın akrabaları Kangozade Temur,Mahmut,Bezavanlı Halil ağa,Şahin namındaki kimselerdir. Koç ağanın biraderleri de Veli Seyit han,İbrahim ağa,Hüseyin,Hayrı ve Yusuf Cemil beylerdir.
    A-Aşağı Karaballı:
    Aşağı Karaballı aşiretine mensup şubelerden Kindanlı,Lôlanlı, Ateş uşağı,Kango zadeler,Ali Kegolar,Tavuklu Kegolar,Gedikler uşağı şubelerinin cümlesi Kango zade Mehmet Ali ağa ve Koç ağa emrine tabidirler.
    Aşağı Karaballı aşiretinin hükümete temayülü: Hükümete itaatları yok gibidir. Evvelce bir çok defalar isyan etmişlerdir. Reisleri Kango zade Mehmet Ali zeki ve akıllıdır. Hükümete hizmet eder ecdadının da hizmet ettiği söylenmektedir. Çok nüfusları olduğu halde reislerinin dürbinliği dolayısiyle hali sükûnettedirler. Yerleri münbittir ve hükümete nim mutidir.
    Nüfüsü : 2000 erkek. 1500 Kadından ibarettir.
    Silah mevcudu : Mah raporuna nazaran silah adedi 800 mavzer, müfettişlik raporuna göre 770 adettir.
    Cephane miktarı malûm değildir.
    Aşiretin diğer aşiretlerle münasebeti : Ferhat uşağı,aşağı Abbas uşağı, Bahtiyarlı,Laçin uşağı ile hukukludurlar.
    Serveti : 25 at,1500 sığır,2000 koyun,3000 keçi,600 katır,50 merkep.
    B-Yukarı Karaballı :
    Gedikler uşağı,Maholar uşağı,Mezrolar uşağı,Kindanlılar namında dörde ayrılırlar.
    Reisleri : Bu aşiretin reisi idam olunan Hasan Hayrı beydi. Şimdiki reisleri Hüseyin Ağanın oğlu Ağadır. Bunun Mahmut isminde bir oğlu vardır. mühim akrabaları yoktur.
    Nüfusu : 900 erkek, 600 kadındır.
    Silah mevcudu : 300 küçük çaplı mavzer.
    Aşiretin diğer aşiretlerle münasebeti : Şimdilik yukarı Abbas ve Ferhatlarla dostturlar. Tamamen meskûndurlar.
    Hükümete temayülleri : Hükümete itaatleri yok gibidir. Muhtelif tarihlerde bir çok defa isyan etmişlerdir.
    Servetleri : 3 at,1000 sığır,300 koyun,1700 keçi,10 katırdır.
    Rapordaki bilgiler ve yazım şekli hiç değiştirilmeden sunulmaktadır.
    BÖLGEDEKİ SİLAH VAZİYETİ

    Mah. Müfettişlik Vilayet
    Aşiretin İsmi Tahmini tahmini tahmini Takdir Mnt.


    desdeklerinizi bekliyorum....!!!


    İLETİŞİM İÇİN:

    turku.sevdasi@hotmail.com.tr

    kr66tv@gmail.com

    karabalininradyosu@mynet.com

    WEB ADRESLERİM:

    http://www.karabalininradyosu.tr.gg

    http://karabalininradyosu.forummum.com

    http://www.livestream.com/kr66tv

    karabalininradyosu

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 820
    Yaş : 36
    Nerden : YOZGAT SORGUN KARABALI KÖYÜ
    Kayıt tarihi : 05/10/08

    default Geri: KARABALI KÖYÜ HAKINDA BİLGİLER.....!

    Mesaj tarafından karabalininradyosu Bir C.tesi Mayıs 16, 2009 11:51 am

    Karaballı 1300 770 800 750 Hozat
    Laçin 150 150 150 150 ,,
    Ferhat 500 795 800 500 Kırganlı 300 350 300 300 Hozat
    Aşağı Abbas 400 300 300 250 Yukarı Abbas 500 500 500 500 Koç 400 390 340 300 Bahtiyar 200 300 250 Derviş Cemal 800 50 Sarı saltık 100 50
    Karabali aşireti bölgenin önde gelen aşiretlerinden olduğu için zaman zaman diğer aşiretlerle de sorun yaşamaktaydılar.
    Yaşanan aile için sürtüşmelerden sonra Gangozade İsmail Ağa Dersimi terk ederek bir çok yerleri gezdikten sonra Kayseri;nin Sarız İlçesi İncemağara Köyüne yerleşir.
    Bu köyü seçmesinde bazı gerekçeler var. İncemağara Köyü- Kayseri Maraş, Adana üçgeni arasındadır. Elbistan;a aynı mesafede. Höketçe (Tufanbeyli) nin Şar köyüne yakın. Şar son derece önemli bir eski yerleşim merkezi. Ulaşım sorunu olmayacaktır.
    Köyün içme suyu ve akarsuyu oldukça yeterli, Tarım için yeterli arazi mevcut, Hayvancılık için oldukça geniş bir arazi ve arkada Binboğa dağı mevcut. Binboğa dağı ve etraftaki dağ ve tepeler tamamen orman.
    Köy halkı Sünni ve Avşar.
    İsmail Ağa; Alevi,Kürt ve Dersimli. Tabi köy halkından bir kısmı buraya yerleşime razı olmamaktadır.
    İncemağara Köyüne yerleştikten sonra köylülerle zaman zaman sorun yaşanmış. Baskılara dayanamayan İsmail Ağa kısa bir müddet Sarız ilçesine bağlı Çağşak köyüne taşınmış ama burada çok az kalmış. Tekrar İncemağara;ya dönmüş.
    Köy halkı fakir olduğu için sıkıştıkça arazi satmışlar ve İsmail Ağa ucuz pahalı demeden satın almış. Kısa sürede köyün dörtte üçünü eline geçirmiş. Köydeki dört un değirmeninden ikisini elde etmiş.
    İsmail Ağa eğitime önem verdiği için oğullarından Ahmet Ramiz Beyle,Niyazi Beyi okutmuş. Her ikisi de Amcaları Hasan Hayri Bey gibi Orduda Subay olmuşlar. Diğer oğlu Kahraman Ağa okumamış ve köyde Babasının yanında kalmış. Cafer en küçük oğlu ve oldukça zeki birisi. Eğitim görmemesine rağmen kendisini gerek Dini gerekse sosyal açıdan çok iyi yetiştirmiş. Alevilik ve İslamiyet alanında çalışmalar yaparak adını bölge dışına çıkartmış. Yazdığı şiirleri dönemin önde gelen sanatçılarından Arif Sağ,Belkıs Akkale, Yavuz Top,Musa Eroğlu...gibi sanatçılar tarafından okunurken,bir çok eserleri de sonradan kızı ile evlenen Aşık Nesimi Çimen tarafından değiştirilerek kendisine mal edilmiştir.
    Cafer Tan;ın(1891-1978) Dört erkek ve dört kız çocuğundan Süleyman İlhami, Zeki ve Ramiz Tan okumuş,Nuri Gango Tan ise araziye bakmak üzere köyde babasının yanında kalmış. Sinan, Kahraman,Sakine ve Saime isimli dört çocuğu olan Nuri Gango Tan, Fransa;ya giderek bir Fransız ile evlenmiş Mikail ve Hülya isimli iki çocuğu da orada olmuş.
    Cafer Tan (Gango Zade Cafer Efendi;nin büyük oğlu Süleyman İlhami;nin(maliyeci),Mürşide, Mübeccel,Suna, Cemil,Ramiz,Ali Paşa, Şeref, Makbule, Savaş isimli çocukları eğitime önem vermiştir. Büyük oğlu Cemil;de tıpkı dedeleri gibi Asker kökenlidir.
    Cafer Gango Tan;ın ikinci oğlu Zeki,işadamıdır yakalandığı göz hastalığından dolayı erken yaşlarda gözlerini kaybetmiş ve Elli sekiz yaşında (17.1.1982) yılında vefat etmiştir. Mezarı İncemağara köyündeki Aile mezarlığında Annesi,babası ve genç yaşta kaybettiği oğlu Cevat ile yan yanadır.
    Zeki;nin çocukları; Abbas,Cemal,Naci,Zeynep ve Mehmet Nuri. Abbas Tan, Devlet memurluğu,özel sektör üst düzey yöneticili ve bir süre ticaret yaptıktan sonra emekli olmuştur. Siyaset ve Dernek,Vakıf işleriyle uğraşmaktadır. Alevilikle ilgili bir kitabı vardır.(Yaşanan Alevilik)
    Ramiz Tan; Tunceli,Nazimiyeli Edibe ile evlenir dört çocukları vardır. Mine,Ali,Mehlika ve Aydın. Ramiz yurtdışında iken 1982 yılında girdiği bunalım sonucu intihar ederek hayatına son verir.
    Ahmet Ramiz Bey;in Fahriye ve Aliye isimli iki kızı vardır.. İki kızından Fahriye,Sarız Darıdere Köyünden Temo Hasan oğlu Derviş Özdemir ile evlenmiş, Naciye ve Fethiye adlı iki kızı amcalarının oğulları Cevat ve Zeki Özdemir ile evlenmişlerdir. Naciye-Cevat çiftinin çocukları, Mürşide, Müzeher, Minevver, Meral, Hidayet, Mehtap.
    Fethiye-Zeki Özdemir çiftinin çocukları,Semanur,Mithat,Ferahnur, Özgür, Özcan. Fahriye hanımın eşi Derviş Özdemir;in ölümünden sonra Cafer Tan oğlu Zeki ile evlenmiştir.
    Ahmet Ramız Beyin ikinci kızı Aliye;de ablası gibi amca oğlu Süleyman İlhami Tan ile evlendi.
    Kahraman Tan;ın çocuklarından Zeynel,Ferit,Zeycan,İsmail, Habibe.
    Zeynel,birinci eşinden Ali Haydar isimli oğlu Kuşadası Ortaklar kasabasında ikamet eder. İkinci eşi,Cafer amcasının kızı Dilber ile evliliğinden, Hayrı, Doğan, Hayriye, Niyazi.
    Üçüncü eşi Fadime;den,Zeycan,Müzeher,Mehtap vardır.
    Ferit Tan,halasının(Şariban) kızı Filik ile evli. Çocukları,Hatice, Zeynep,Habibe,Haki,Melek,Suna,Ali Haydar,Fahriye,Fadime.
    İsmail Tan (Ağa);
    Habibe Budak;
    Zeycan


    CAFER TAN
    ( 1891-30.10.1978)
    1891 Yılında Tunceli İli Hozat ilçesi Karaca Köyünde dünyaya geldi. Karabalılılar aşiretindendir.
    Babası Gangozade İsmail Efendinin 4 erkek ve 3 kız çocukları var.
    1. Ahmet Ramiz Tan (1884-1.6.1928)
    2. Kahraman Tan (1306-28.2.1969)
    3. Ali Niyazi Kangotan
    4. Cafer Tan (1891-30.10.1978)
    5. Safiye Akbulut
    6. Hane Yoleri
    7. Şahriban Yiğit.
    Gangozade İsmail Efendi ailevi nedenlerle Dersim;den ayrılarak Kayseri,Sarız,İncemağara Köyüne 1908 tarihinde yerleşmiştir.
    Cafer Tan 87 yıllık yaşamına bir çok şeyler sığdırmıştır. Aileden gelen okuma alışkanlığını en iyi şekilde değerlendirmiştir.
    Alevi-Bektaşi öğretisini ailesinden ve Alevi dedelerden dinleyerek ve yaşayarak öğrenmiştir.
    Annesi Derviş Cemal ocağındandır. Muhakkak anne tarafının bu öğretiye ayrı katkısı olmuştur.
    Yaşamı boyunca hoşgörüyü,insan sevgisini elden bırakmamıştır. Yaşadıklarını ve duygularını şiirlerinde açık bir dille anlatmıştır. Şiirlerinin tamamına yakını Allah,Muhammed, Ali,Hasan Hüseyin ve Hacı Bektaş-i Veli üzerinedir.
    30.10.1978 yılında İncemağara Köyünde hayata gözlerini yuman Cafer Tan;dan dönemin halk şairlerinden bilim adamlarına kadar birçokları ziyaret etmiş ve yararlanmışlardır.
    Bunlardan örnekler verecek olur isek;
    Davut Sulari,Aşık Mahsuni Şerif,Aşık Veysel,Aşık Daimi,Halil Öztoprak,Aşık Melûli,Sefil Selimi,Aşık Hüdai,Mehmet Çoban,


    desdeklerinizi bekliyorum....!!!


    İLETİŞİM İÇİN:

    turku.sevdasi@hotmail.com.tr

    kr66tv@gmail.com

    karabalininradyosu@mynet.com

    WEB ADRESLERİM:

    http://www.karabalininradyosu.tr.gg

    http://karabalininradyosu.forummum.com

    http://www.livestream.com/kr66tv

    karabalininradyosu

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 820
    Yaş : 36
    Nerden : YOZGAT SORGUN KARABALI KÖYÜ
    Kayıt tarihi : 05/10/08

    default Geri: KARABALI KÖYÜ HAKINDA BİLGİLER.....!

    Mesaj tarafından karabalininradyosu Bir C.tesi Mayıs 16, 2009 11:52 am

    GANGOZADE İSMAİL EFENDİ NUFUS KAYDI
    Adı Soyadı Baba Ana D.Tarihi D.Yeri
    İsmail Tan Murtaza Göher 1265 Siirt
    Hatice Tan Seyitağa 1275 Siirt
    Kazım Tan İsmail Hatice 1317 Siirt
    Safiye Akbulut İsmail Hatice 1306 Siirt
    Zeycan İsmail Hatice 1308 Siirt
    Şehriban Yiğit İsmail Hatice 1312 Siirt
    Hanım Yoleri İsmail Hatice 1310 Siirt
    Mahmut Şimşek Mehmet Hatice 1290 Koçgiri
    Hatice Şimşek Hasan Fatma 1275 Koçgiri
    Ahmet Şimşek Abdullah Fatma 1322 Tercan
    Kahraman Tan İsmail Hatice 1306 Karaca-Hozat
    Cafer Tan İsmail Hatice 1307 Karaca
    Hatice Tan Halil Hani 1313 Ağzunik-Hozat
    Kazım Tan Hıdır Cöcü 1308 Karsil
    Zeynel Abidin Tan Kahraman Hatice 1325 Karsil
    Hasan Tan Kahraman Hatice 1337 İncemağara
    Zeycan Karaca Kahraman Hatice 1339 İncemağara
    Safiye Tan Kahraman Hatice 1341 İncemağara
    Hüseyin Hakkı Tan Kahraman Hatice 1926 İncemağara
    Ahmet Ferit Tan Kahraman Hatice 1928 İncemağara
    Habibe Budak Kahraman Zeynep 1931 İncemağara
    İsmail Tan Kahraman Zeynap 01.03.1934 Sarız
    Zeynep Tan Hüseyin Elif 1.3.1936 Darıdere
    Niyazi Tan İsmail Zeynep 8.1.1958 Sarız
    Ayhan Tan İsmail Zeynep 1.5.1958 Sarız
    Safiye Çiloğlu İsmail Zeynep 15.5.1960 Sarız
    Ali Ekber Tan İsmail Zeynep 15.7.1964 Sarız
    Murtaza Tan İsmail Zeynep 15.10.1966 Sarız
    Ahmet Ramiz Tan İsmail Hatice 1300 Hozat
    Güllü Tan Temurağa Bahar 1300 İncemağara
    Sadiye Tan Hacı İbrahim İzzet 1310 Aşkale
    Fahriye Tan Ahmet Ramiz Sadiye 1333 incemağara
    Aliye Tan Ahmet Ramiz Sadiye 1341 İncemağara
    Mehmet Cevat Tan Ahmet Ramiz Sadiye 1927 İncemağara
    Varter(Zeynep) Tan Ohanis Margeret 1307 Harput
    Dilber Çimen Cafer Varter 1336 İncemağara
    Süleyman İlhami Tan Cafer Varter 1338 İncemağara
    Zeki Tan Cafer Varter 1340 İncemağara
    Naciye Nergiz Cafer Varter 1927 İncemağara
    Sakine Ateşoğlu Cafer Varter 1928 İncemağara
    Hayrı Tan Cafer Varter 1.5.1936 Sarız
    Cemal Tan Cafer Varter 29.9.1942 Sarız
    Ramiz Tan Cafer Varter 5.3.1938 Sarız 1982
    Nuri Gango Tan Cafer Varter 3.9.1940 Sarız
    Şirin Uçar Cafer Varter 12.3.1947 Sarız
    Mürşide Çiltaş Süleyman İlhami Aliye 10.4.1945 Sarız
    Müceccel Değirmenci Süleyman İlhami Aliye 2.3.1947 Sarız
    Suna Tan Süleyman İlhami Aliye 2.2.1950 Sarız
    Cemil Tan Süleyman İlhami Aliye 10.4.1952 Sarız
    Ahmet Ramiz Tan Süleyman İlhami Aliye 15.1.1955 Sarız
    Ali Paşa Tan Süleyman İlhami Aliye 3.9.1957 Sarız
    Şeref Tan Süleyman İlhami Aliye 23.2.1961 Sarız
    Makbule Çelik Süleyman İlhami Aliye 26.1.1963 Sarız
    Savaş Tan Süleyman İlhami Aliye 5.4.1965 Sarız
    Hayri Tan Zeynel Abidin Dilber 25.3.1940 Sarız
    Doğan Tan Zeynel Abidin Dilber 17.2.1945 Sarız
    Hayriye Yıldız Zeynel Abidin Dilber 11.01.1941 Sarız
    Niyazi Tan Zeynel Abidin Dilber 04.01.1950 Sarız
    Fadime Tan İsmail Zöhre 01.04.1938 Göksun
    Zeycan Zeynel Abidin Fatime 01.04.1965 Sarız
    Müzeher Zeynel Abidin Fatime 01.04.1966 Sarız
    Mehtap Tan Zeynel Abidin Fatime 02.09.1971 Sarız
    Ali Tan Zeynel Abidin Köji 10.05.1936 Sarız
    Azime Tan Ali Kibar 10.02.1961 Tunceli
    Hayriye Tan Ali Kibar 12.04.1966 Tunceli
    Elif Tan Ali Kibar 20.03.1969 Tunceli
    Zeki Tan Ali Kibar 11.4.1970 Tunceli
    Kibar Tan Hasan Gülizar 1934 Tunceli
    Hanım Tan Ali Göcer 01.04.1972 Tunceli
    Hatayi Tan Ali Göcer 01.06.1973 Tunceli
    Hasan Tan Ali Göcer 16.05.1974 Tunceli
    Hatice Şahin A.Ferit Filik Sarız
    Zeynep Tan A.Ferit Filik 1.2.1949 Sarız
    Habibe Akbulut A.Ferit Filik 2.3.1952 Sarız
    Hakkı Tan A.Ferit Filik 02.02.1954 Sarız
    Melek Tan A.Ferit Filik 03.12.1955 Sarız
    Suna A.Ferit Filik 22.06.1954 Sarız
    Ali Haydar Tan A.Ferit Filik 01.05.1962 Sarız
    Fahriye A.Ferit Filik 14.11.1963 Sarız
    Gülizar Tan A.Ferit Filik 17.11.1966 Sarız
    Filik Tan Hüseyin Şehriban 1929 Çağşak
    Zülfi İnan Hüseyin Şehriban Sarız


    Cevat Tan Zeki Fahriye 4.10.1951 Sarız 1967
    Abbas Tan Zeki Fahriye 10.5.1952 Sarız
    Cemal Tan Zeki Fahriye 20.1.1954 Sarız
    Naci Tan Zeki Fahriye 20.6.1959 Sarız
    Zeynep Vural Zeki Fahriye 22.8.1960 Sarız
    Mehmet Nuri Tan Zeki Fahriye 25.11.1961 Sarız
    Melek Tan Rifat Menemşe 01.03.1952 Göksun
    Atasoy Tan Abbas Melek 27.10.1972 Sarız
    Ayşe Özlem Tan Yusuf Melahat 28.02.1972 Develi
    Muzaffer Engin Tan Abbas Melek 05.01.1975 Sarız
    Ersoy Tan Abbas Melek 11.10.1978 Sarız
    Belgin Tan Ali Gözel 29.6.1972 Almanya
    Perican Yeliz Tan M.Engin Belgin 13.9.1999 Almanya
    Eren Toprak Tan Atasoy Özlem 08.12.2006 Kayseri
    Fadime Tan Mehmet Safiye 01.01.1953 Çağşak
    Handan Çiltaş Hayri Fadime 15.06.1973 Sarız
    Hakan Tan Hayri Fadime 10.10.1974 Sarız
    Melek Tan Ziya Zülfü 10.06.1953 Tufanbeyli
    Özlem Tan Niyazi Melek 04.02.1977 İsveç
    Eylem Tan Niyazi Melek 11.07.1980 İsveç
    Edibe Tan Tursun Fatma 24.7.1941 Nazmiye
    Mine Ramiz Edibe 25.2.1962 Nazmiye
    Ali Ekber Tan Ramiz Edibe 11.3.1962 Nazimiye
    İsmail Aydın Tan Ramiz Edibe 29.1.1964 Nazimiye
    Mehlika Tan Ramiz Edibe 16.2.1965 Nazimiye
    Güler Tan Nuri Gango Zeynep 10.12.1964 Sarız
    Sakine Şahin Nuri Gango Zeynep 25.10.1966 Sarız
    Saime Boz Nuri Gango Zeynep 30.08.1969 Sarız
    Kahraman Tan Nuri Gango Zeynep 01.01.1974 Sarız
    Sinan Kango Tan Nuri Gango Zeynep 01.01.1972 Sarız

    Rahime Tan Hüseyin Melek 01.02.1951 Göksun
    Esin Tan Cemil Rahime 13.09.1976 Erzurum
    Emel Tan Cemil Rahime 08.03.1978 Erzurum
    Ender Tan Cemil Rahime 24.06.1986 İzmir
    Nebahat Tan Haydar Gülüzar 17.07.1960 Tufanbeyli
    Servet Tan Hakkı Nebahat 02.11.1981 Adana
    Ramiz Tan Hakkı Nebahat 05.12.1982 Adana
    Burcu Tan Hakkı Nebahat 28.11.1986 Adana
    Rabia Tan Hüseyin Zülfiye 03.08.1956 Hozat
    Turgay Tan Niyazi Rabia 20.06.1980 Almanya
    Sevda Tan Niyazi Rabia 21.01.1985 Almanya
    Sebiha Tan Hüseyin Elif 01.01.1966 Tufanbeyli
    Cem Tan Ayhan Sebiha 01.10.1984 Almanya
    Zeynep Tan Ayhan Sebiha 02.02.1989 Almanya
    Güler Tan Dursun Sultan 01.01.1956 Kadirli
    Özgür Tan Doğan Güler 03.07.1981 Pınarbaşı
    Çiğdem Tan Doğan Güler 15.07.1982 Pınarbaşı
    Emine Tan Süleyman Elif 24.03.1958 K.Kabaktepe
    Cafer Tan Cemal Emine 01.03.1981 Sarız
    Zeki Taner Tan Cemal Emine 12.08.1985 Sarız
    Tangül Tan Cemal Emine 30.09.1986 Kayseri
    Nermin Tan Ali .. Tunceli
    Ezel Tan Cafer Nermin 26.10.2006 Kayseri
    Gülşen Tan Cemal Cemile 01.01.1961 Tufanbeyli
    Sadiyecan Tan Naci Gülşen 17.02.1984 Sarız
    Aliye Tan Naci Gülşen 28.05.1985 Sarız


    Gülay Tan Dursun Elif 20.01.1968 Sarız
    Gülnur Tan M.Nuri Gülay 18.02.1988 Sarız
    Özge Tan M. Nuri Gülay 28.07.1989 Sarız
    Zeynep Gonca Tan M.Nuri Gülay 09.10.1992 Mersin
    Berrin Tan Mehmet Fatma 05.01.1963 Sarız
    Pelin Tan A.Ramiz Berrin 02.03.1986 Mersin
    Mehmet Can Tan A.Ramiz Berrin 27.07.1989 İstanbul
    Saniye Tan Kamil Zülfi 15.04.1962 Sarız
    Sinem Tan Ali Saniye 15.08.1987 Bakırköy
    Berk Tan Ali Saniye 28.08.1995 Eminönü
    Semiha Tan İsmail Gülizar 01.01.1969 Tufanbeyli
    Suna Ezgi Tan Şeref Semiha 26.05.1992 Mersin
    Damla Tan Şeref Semiha 27.11.1996 Mersin
    Güner Tan Halil Hatice 10.01.1972 Ördekli
    Deren Tan Sinan Kango Güner 24.1.1999 Almanya
    Sinem Tan Ali Ekber Mehlika 23.10.1991 Almanya
    Ali Erdem Tan Ali Ekber Mehlika 1.8.1994 Almanya
    Leyla Tan M.Ali Sabur 1.1.1970 Tufanbeyli
    Selin Tan Murtaza Leyla 5.9.2001 Seyhan/adana
    Ramiz Anıl Tan İsmail Aydın Mehtap 03.08.1993 Almanya
    Nurcan Tan Ayhan Hava 15.10.1962 Salihli
    Güler Tan Mahmut Sultan 5.12.1957 Telli
    Sultan Ebe Tan Ağa Elif 10.5.1972 Sarız
    Duygu Ceren Tan Savaş Sultan Ebe 8.10.2001 Mersin

    Dilber Tan Zila Zimre 9.11.1978 Beykoz
    Fahriye Başar
    Sakine Yoleri Nuri Fahriye ... Kayseri
    Fazilet
    Kısmet
    Mustafa
    Bircan
    Sema
    İsmail
    Çiğdem
    Yusuf
    Pakize Yorulmaz Nuri Fahriye Kayseri
    Canan
    Çetin
    Cem
    Erol Başar Nuri Fahriye ... Kayseri
    Gizem Başar Erol
    Cem Başar Erol .. İstanbul
    Şahsenem Yaman Nuri Fahriye ..Kayseri
    Saim Yaman .. Şahsenem
    Sema Yaman ... Şahsenem
    H.Hüseyin Yaman .. Şahsenem
    Avni Yoleri ... Hane Develi
    Hayrı Yoleri Avni .. Adana
    Cemal Yoleri Avni ... Adana
    Fahriye Yoleri Avni ... Adana
    Elif Yoleri Avni ... Adana
    Mehmet Yoleri .. Hane
    Saadet Nergiz Mehmet .. Ankara
    Neşe Nergiz Hüseyin Saadet Ankara
    Cem Nergiz Hüseyin Saadet Ankara
    Fikret Yoleri Mehmet ... Ankara
    A.Rıza Yoleri Mehmet ... Ankara
    Yusuf Yoleri Mehmet ... Ankara
    (Devam edecek)


    desdeklerinizi bekliyorum....!!!


    İLETİŞİM İÇİN:

    turku.sevdasi@hotmail.com.tr

    kr66tv@gmail.com

    karabalininradyosu@mynet.com

    WEB ADRESLERİM:

    http://www.karabalininradyosu.tr.gg

    http://karabalininradyosu.forummum.com

    http://www.livestream.com/kr66tv

    karabalininradyosu

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 820
    Yaş : 36
    Nerden : YOZGAT SORGUN KARABALI KÖYÜ
    Kayıt tarihi : 05/10/08

    default Geri: KARABALI KÖYÜ HAKINDA BİLGİLER.....!

    Mesaj tarafından karabalininradyosu Bir C.tesi Mayıs 16, 2009 11:56 am

    HAZIRLAYAN

    SAYIN

    ABBAS TAN

    KENDİLERİNE COK TEŞEKÜR EDERİZ.......


    desdeklerinizi bekliyorum....!!!


    İLETİŞİM İÇİN:

    turku.sevdasi@hotmail.com.tr

    kr66tv@gmail.com

    karabalininradyosu@mynet.com

    WEB ADRESLERİM:

    http://www.karabalininradyosu.tr.gg

    http://karabalininradyosu.forummum.com

    http://www.livestream.com/kr66tv

    Sponsored content

    default Geri: KARABALI KÖYÜ HAKINDA BİLGİLER.....!

    Mesaj tarafından Sponsored content Bugün 8:48 am


      Forum Saati Salı Ocak 17, 2017 8:48 am